Drop Down MenusCSS Drop Down MenuPure CSS Dropdown Menu

17 Şubat 2015 Salı

Ukrayna ve Kırım sorunu

Ukrayna'nın illeri
Bu blog’ta genelde şehirler üzerine yazılar yazsam da arada böyle yorum ve öneri yazıları da yayınlıyorum. Ukrayna gezim süresince Kırım sorunuyla ilgili pek çok şey öğrendim. En önemlisi Ukrayna halkının bu konuya nasıl baktığını gözlemledim. Ve tabii bunu yalnızca kilise ve müze gezerek değil, Ukraynalı arkadaşlarımla sohbet ederek başardım.


Ukrayna'ya bakış


Öncelikle Ukrayna hakkında birkaç önbilgi vermek gerek. Ukrayna Karadeniz’in kuzey kıyılarını neredeyse tümüyle kaplayan, çok ama çok büyük bir ülke. Neredeyse Türkiye’nin yüzölçümüne yakın bir büyüklüğü var ve topraklarının tümü Avrupa’da bulunan en geniş ülke olma özelliğini taşıyor.

Sovyetler birliği dağıldıktan sonra kendini en iyi ve en çabuk toparlayan ülkelerden biri. Bunda kuşkusuz eski Sovyet sanayiinin büyük ölçüde Ukrayna topraklarında bulunmasının etkisi var. Ukrayna halkı ile Rus halkı benzetme ne kadar doğru bilmiyorum ama Türklerle Azeriler ya da Türklerle Türkmenler gibi. Dilleri, kültürleri az-çok benzeş. Ama bu iki kardeş arasına son yıllarda karakedi girdi ve Rusya’nın Kırım’ı ilhak etme girişimiyle birlikte tüm ipler koptu, iki ülke arasındaki köprüler atıldı.


Kırım'da neler oldu?


Putinli tuıvaletkâğıtları. Ukrayna'da Putin nefreti had safhada
Kırım, Kırımtatar dediğimiz Türkî kökenli halkın anavatanı. Kırımtatarlar, Stalin döneminde Özbekistan’a sürüldü ve Kırım’a Ruslar yerleştirildi. Bugün Kırım’da 1,5 milyon Rus, 550 bin Ukraynalı ve Sovyetlerin dağılmasından sonra sürgünden geri dönebilen 250 bin Kırımtatar yaşıyor.

Kırım yarımadası Kuzey Karadeniz’in kilidi diyebiliriz. Karadeniz’de üstünlük kurmak için çok stratejik bir nokta. Rusya’nın ezelden beri ağzının sularını akıta akıta baktığı; ama Ukrayna ile dostane ilişkiler sürdürüldüğü ve Ukrayna’ya sözünü geçirebildiği için elini uzatmadığı bir yerdi Kırım. Peki, ne değişti de Rusya Kırım’a göz dikti?

Ukrayna ile Rusya’nın arasının açılmasının temel nedeni Ukrayna’nın Rusya’nın gölgesinde bir uydu gibi yaşamayı reddedip yüzünü Batı’ya çevirmesi ve hatta Avrupa Birliği’ne göz kırpması. Avrupa Birliği demek, NATO’ya üyeliğin de yolunu açar ki, bu Rusya’nın asla göz yumamayacağı bir hamle… Avrupa Birliği ve NATO üyelikleri Rusya’nın Ukrayna üzerindeki görünmez etkisini ve yumuşak gücünü yok edeceği için Rusya bir an önce harekete geçti ve küçük kardeşin önünü kesti.

Rusya ne yapmıştı tek tümceyle özetleyelim: Yüzü Avrupa’ya dönük bir Ukrayna üzerinde etkisini yitirmekten korktuğu için halkının çoğunluğu Ruslardan oluşan özerk Kırım’ın parlamentosunda bir oylama yaptırıldı. Ukrayna ve Kırımtatar kökenli halk halkoylamasını boykot etti. Yalnızca etnik Rusların katıldığı bu oylama sonucunda Kırım parlamentosu %95 evet’le Ukrayna’dan ayrılıp Rusya’ya bağlanmayı seçti. Mecliste ve Kırım’da azınlıkta olan Ukraynalılar ve Kırımtatarlar ne kadar dirense de; dünyada neredeyse hiçbir ülke tanımasa da Rusya kendisine sığınan Kırım’a kapılarının seve seve açtı ve memnuniyetle Kırım’ı ilhak ederek haritalarını bile değiştirdi.

Kırım’daki referandumu ve Kırım’ın Rusya’ya bağlanmasını tanıyan az sayıda ülke var: Afganistan, Suriye, Küba, Venezuela, Kuzey Kore ve Nikaragua… Ukrayna halkına göre hepsi de para ve silah yardımı karşılığında bunu yaptı.


Rusya'nın bakış açısı


Ukraynalılar bu savaşı Putin'in kirli
hesaplarından biri olarak görüyor
Ukrayna’da duyduğum en ilginç şeyse Türkiye’nin tutumuyla ilgili yorumlar oldu. Ukrayna halkı,  halkoylaması sonucu Kırım Rusya’ya bağlanınca Türkiye’nin askerî müdahalede bulunacağına bir süre kesin gözüyle bakmış. Türkiye’nin soydaşlarının yaşadığı ve eski Türk toprağı olan Kırım’ı Ruslara yedirmeyeceğini ve büyük bir savaşın çıkacağını düşünmüşler. Fakat Türkiye’nin cılız bir itiraz ve kınamayla yetinmesine çok ama çok şaşırmışlar. Hatta Cumhurbaşkanının Kırım krizinden sonra Putin’le görüşmesine çok çok içerlemişler. Şimdi çoğu Ukraynalı Türkiye’yi Kırım’ın Rusya’ya ilhakına göz yummakla hatta Rusya ile işbirliği yapmakla suçluyor. Ama Türkiye’nin pasif duruşuna bakınca Ukraynalılara hak vermemek mümkün değil…

Buraya kadar anlattıklarım; yani halkoylaması, Kırım’ın Rusya’ya bağlanması, kimi ülkelerin bunu tanıması, kimi ülkelerin kınaması vs işin kâğıt üstünde olan bölümü… Bir de buzdağının diğer yüzü var. Kırım dışında Doğu Ukrayna’nın kimi başka bölgelerinde Ruslar nüfussal olarak çoğunlukta. Kırım’da ve buralarda tam anlamıyla bir içsavaş hâli yaşanıyor. Ukrayna silahlı güçleri Kırım’dan tamamen çıkarılmış olsa da iki ordu arasında hâlâ sıcak temas ve çatışmalar yaşanabiliyor. Çoğunluğu Ruıslardan oluşan doğu şehirleri ise resmiyette Ukrayna toprağı görünse de Rusya buralara da göz dikmiş durumda. Ayrılıkçı gruplar sözde silahlanarak orduya karşı başkaldırmış… Fakat bu “silahlanan grupların” Rus askeri olduğunu Mısır’daki sağır sultan bile duymuş. Rusya ısrar ve inatla bölgede askeri bulunmadığını vurgulasa da kimse inanmıyor elbet…

İşgâl karşıtı gösterilere her yaştan katılan var
Velhasıl Rusya Ukrayna’yı tümüyle ele geçiremeyeceğini bildiği için hiç değilse kendi soydaşlarını ve destekçilerini bünyesine katarak Ukrayna’yı bir enkaza dönmüş olarak rahat bırakmaya karar vermiş gibi görünüyor. Filler tepişir, çimenler ezilir derler ya… Rusya istediğini koparmak için bu güzel ülkeyi ve insanlarını var gücüyle eziyor.

Yaptığım bir başka sohbette, arkadaşlarımdan biri çok farklı bir açıdan olaya bakmamı sağladı… Ukrayna’nın hızlı kendini toparlaması, gelişmesi ve büyümesi, Rusya’yı epey zamandır kızdırmaktaymış. Ukrayna yaşamın her alanında hızla Avrupa ölçütlerini yakalamaya, zenginleşmeye ve demokratikleşmeye başlayınca ve Rus yönetimini bir korku almış. Kendi halkı Ukrayna’yı görüp başkaldırmadan ya da siyasilere hesap sormadan önce Ukrayna’nın ilerlemesini sekteye uğratacak bir şey yapmak mecburiyetinde hissetmişler kendilerini ve bu halkoylaması ve Kırım’ın ilhakı süreci başlamış. En başta komplo teorisi ya da Bizans entrikası gibi görünse de diplomaside hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını bildiğim için bana oldukça mantıklı geldi.


Ukraynalıların işgale tepkisi


Ukrayna halkı her pazar meydanlara iniyor
Her gün ülkenin doğusunda Ukraynalı onlarca genç Rusya ya da Rusya’nın silahlandırdığı gruplarca öldürülüyor. Otobüs duraklarına havantopu mermileri düşüyor ve katliamlar yaşanıyor. Yalnızca Türkiye değil tüm dünya kayıtsız bu duruma. En fazla 2 dakikalık bir haber olarak duyuruluyor televizyonlarda… Ukrayna halkı öfke dolu. Bu ikiyüzlülüğe karşı seslerini yükseltiyorlar ama kimsenin kulak astığı yok. Bizim duymaya çok alıştığımız sözler ama Fransa’da 12 kişi öldürüldü dünya ayağa kalktı; bizim ülkemizde her gün insanlar ölüyor ama herkes neden susuyor diye soruyorlar haklı olarak.

Çıkarcı siyasetçiler yüzünden iki kardeş halkın birbirine düşmüş olması gerçekten çok acı. Ukrayna halkı arasında inanılmaz bir milliyetçilik akımı başlamış. Ruslardan ve Rusçadan nefret etmeye kadar varmış artık iş. Tüm evlerin pencerelerinden Ukrayna bayrakları sallanıyor. Arabalara, bisikletlere, dükkân ve mağaza kapılarına hep Ukrayna bayrak ve çıkartmaları asılmış. İnsanlar çantalarına, dikiz aynalarına, bebek arabalarına hep Ukrayna bayrağının renkleri olan mavi-sarı bandanalar, kurdeleler asmış.

Resim yazısı ekle
Her ölüm haberi geldiğinde halk yılmadan, bıkmadan sokağa dökülüyor. Ama tek bir yabancı basın mensubu görmek bile imkânsız gösterilerde. Kiev’in en büyük meydanı Nezalejnosti Meydanı’nda ben de çok büyük bir gösteriye tanık oldum. Öldürülen askerler için mumlar yakılıyor, çiçekler bırakılıyor, anma köşeleri oluşturuluyor. Duygulanmamak elde değil.

Şehrin her yerinde, her köşebaşı, her ağaç dibi bir anma alanına dönüştürülmüş. Buldukları her ağaca ölen gencin resmini asmışlar, dallara Ukrayna bayrakları ve mavi-sarı kurdeleler bağlamışlar ve ağacın dibini mumlarla, çiçeklerle doldurmuşlar. Bizim şehitlerimiz için hissettiklerimizi birebir yüreklerinde duyumsuyor Ukraynalılar. Sanırım onların kendi şehitlerine karşı hissettikleri bu duygularını Türk milleti kadar iyi anlayacak kimse çıkmaz.

Gösterilerde ve çoğu dükkânların, evlerin pencerelerinde Putin karşıtı karikatür ve yazılar göze çarpıyor. Üzerinde Putin’in resminin basılı olduğu tuvaletkâğıtları ve kapı paspasları şu sıralar Ukrayna’da en çok satılan şeylerden biri. Ben de neredeyse her dükkânda gördüm. Hiçbir halka karşı düşmanlığım olamaz ama bir devlet adamı olarak Putin’e öfke duymamam mümkün değil.


Kırım sorununun Ukrayna'ya etkileri


Ölen askerler anısına hazırlanan köşe
Putin uygulamaya koyduğu planı başarıya erdirmiş gibi görünüyor. Ukrayna ekonomisi hiç olmadığı kadar kötü gitmekte. Askerî harcamalar artıp, ticaret de sekteye uğrayınca ülke ekonomik darboğaza girmiş. Çernivtsi gibi önemli kentlerde bile havalimanları ödenek yetersizliği nedeniyle kapısına kilit vuruyor ve uçuşa kapanıyor. Üniversiteler bile ısıtma ve aydınlatma giderleri büyük yük oluşturduğu için bu kış eğitim öğretime ara vermiş durumda.

Para birimleri olan grivna yine aynı şekilde hiç olmadığı kadar değer yitirmiş durumda. Eskiden 1 TL = 5 UAH (grivna) iken şimdi oran neredeyse 1’e 8 olmuş. Durum böyle olunca Ukraynalıların yurtdışına çıkmak için küçük bir serveti gözden çıkarması gerekiyor. Büyük olasılıkla 2015 yazında Türk turizminin gözbebeklerinden olan Ukraynalı turistlerin sayısında büyük azalma olacak.

Son olarak şunu söyleyebilirim ki, Kırım halkının büyük çoğunluğunun Ruslardan oluşması elbette Ukrayna lehine bir çözümü güçleştirecektir. Rusya’nın uluslararası baskılara daha fazla direnemeyip geri adım atmasını ama buna karşılık Kırım’da bağımsız bir ülke kurulmasını sağlayacağını düşünüyorum. Kırım’daki Ukraynalılar elbette kendi ülkelerine bağlı kalmak istiyor. Kırımtatarlar ise bağımsızlık seçeneğini reddediyor çünkü ismen bağımsız olsa da yeni Kırım’ın Rusya kuklası bir devlet olacağını biliyorlar.

İşgâle tepki olarak her evin kapısında Ukrayna bayrağı asılı
Kırım’daki mevcut durumdan kimse memnun değil aslında. Örneğin Kırımlıların yurtdışına çıkması şu an imkânsız gibi. Ukrayna’nın kardeş ülkesi Polonya bile göç dalgasından korktuğu için artık Ukrayna’ya vize vermiyor; hattâ var olan vizeleri bile iptal ediyormuş. Rusya ise Kırım halkına Rusya pasaportu dağıtıyor ve tüm Ukrayna bayrakları indirip Rus bayrakları asıyor. Bunu kaldıramayan Ukrayna kökenli halk, ülkenin diğer kesimlerine göç etmeye başlamış.

Barış döneminde her türlü ticari ürün ve meyve-sebzeyi bağlı bulunduğu Ukrayna’nın diğer kentlerinden sağlayan Kırım, şimdi dünyaya bağlanmak için yalnızca Rusya’ya bağlı. İşin ilginç yanı Kırım’ın Rusya’yla kara sınırı yok. Kırım’a artık tüm ihtiyaç malzemeleri Rusya üzerinden feribotlarla geliyor. Kırımlı olan ancak Kiev’de çalışan arkadaşımın söylediğine Kırım’da yaşam neredeyse 4 kat pahalanmış. Rusya ekseriyetle Orta Asya ve Uzak Doğu ülkeleriyle ticaret yaptığından Avrupa malı hiçbir ürün artık Kırım’a gelemiyormuş. Bu kalitesiz ürünler ve yaşam pahalılığı daha şimdiden Rus kökenli Kırımlıların bile canına tak etmiş.


Velhasıl, her yönüyle Kırım’da bir kriz yaşanıyor. Nasıl olur, olaylar ne yönde sonuçlanır öngörmek olanaksız ama umulur ki Kırım sorunu bir an önce çözümlenir ve bölge barışa kavuşur. Ukrayna insanı gerçekten güzel bir yaşamı hak ediyor.

***

Bu yazı, Ukrayna'ya gideceklere tavsiyeler adlı yazı dizisinin bir parçasıdır.

1 yorum:

  1. eninde sonunda kırım ukraynaya tekrar dönecek ama bu dönüşün doğu ukrayna ve rusyaya etkisi pek te iyi olmayacak rusya tarafından bakılırsa....

    YanıtlayınSil