Drop Down MenusCSS Drop Down MenuPure CSS Dropdown Menu

11 Temmuz 2018 Çarşamba

Alanya - Gazipaşa Havalimanı

Adı konusunda, kimsenin hemfikir olamadığı; çoğu kişinin varlığından bile bîhaber olduğu ama öte yandan adeta arıkovanı gibi çalışan mini mini bir havalimanı Gazipaşa.

GZP üçlü kodunu taşıyan havalimanı, Antalya'nın ikinci havalimanı olarak inşa edildi. Yurtiçi uçuşların yanısıra yaz aylarında Avrupa ve Rusya'nın dört bir yanından yabancı turistlerin ülkemize getirildiği dışhat uçuşlarına da evsahipliği yapıyor.

Konumu


Antalya'nın en büyük ilçelerinden biri olan Alanya ve çevresine hizmet vermesi amacıyla yapımına başlanan havalimanının resmî açılışı 2013 yılının sonlarında gerçekleştirildi. İdari olarak Gazipaşa ilçesi sınırları içinde bulunduğundan resmî adı Gazipaşa Havalimanı olarak geçse de halk arasında Alanya adı çok daha baskın biçimde kullanılmakta. Fakat kimi havayolları biniş kartlarına ısrarla bulunduğu ili baz alarak Antalya yazmayı yeğliyor. Bu durumun biraz karılıklığa yol açtığı kesin.

Gazipaşa Havalimanı, Alanya ilçe merkezine 45 km uzaklıkta konumlanıyor. Antalya şehir merkezine ise 145 km.  Alanya-Gazipaşa arası yaklaşık 60 dakika sürerken; Antalya-Gazipaşa arası yaklaşık 3 saat sürüyor.

Ulaşım


Alanya'ya tatil için gelen ziyaretçileri genelde kalacakları otelin servisleri havalimanından alarak otellerine götürüyor. Ama siz kendiniz ulaşım sağlayacaksınız; işinize yarayacak tüm bilgiler bu bölümde!

Havaş Otobüsleri

Havaş otobüslerinin en güncel saat ve ücret bilgilerini sözkonusu firmanın İnternet sayfasından bulabilirsiniz.

Gazipaşa - Alanya arası


Gazipaşa Havalimanı'ndan kalkarak Alanya Şehirlerarası Otobüs Terminali'ne (otogar) giden Havaş otobüsleri güzergâh dışına çıkmadan belli duraklarda yolcu alıp - indirmek suretiyle hizmet veriyor. Otobüsün durduğu yerleri belirten herhangi bir levha ya da durak yok. Aşağıda listelediğim yerlerde, yol kenarında, en uygun noktada durarak otobüs sürücüsüne işaret etmeniz ve aracı durdurmanız gerekiyor. Aracı durdurmak için en uygun noktalar, trafik ışıklarının dibi ya da şehiriçi minibüslerin yolcu indirip bindirdiği cepler. Gazipaşa - Alanya arası Havaş otobüslerinin durakları şunlar:


  • Kargıcak
  • Doris Aytur Oteli
  • Mehmet Çakır Caddesi
  • BP benzin istasyonu
  • Mahmutlar (Belediye)
  • Happy Elegance Oteli
  • Kestel (Üniversite)  
  • Kestel - PO Yüceller
  • Alantur
  • Tosmur (Belediye)
  • Koçtaş
  • Metro
  • Alanyum AVM
  • Tespo
  • Yalı Taksi Durağı
  • Çimen Oteli
  • Makro Market
  • Alanya Ticaret Odası
  • Kale Market
  • Grand Okan Oteli
  • Alanya Otogarı
Yukarıda adı geçen durakların harita üzerindeki yaklaşık konumlarını görebilirsiniz. Haritada iyileştirme yapmak için öneri ve yorumlarınız yararlı olacaktır. 


Gazipaşa - Anamur arası


Bölgenin bir diğer önemli ilçesi olan Mersin'e bağlı Anamur da Gazipaşa Havalimanı'ndan oldukça yararlanıyor. Yolcu kitlesi daha küçük olsa da Gazipaşa - Anamur arası ulaşım talebi, Havaş otobüsleri konmasını sağlamış. Minibüs tarzı daha ufak araçlarla yolcular taşınmaktaydı. Fakat Havaş İnternet sayfasında verilen bilgiye göre Gazipaşa - Anamur arası yolcu taşımacılığı durdurulmuş. "Daha iyi hizmet verebilmek için gerekli düzenlemeler yapıldıktan sonra" yeniden başlayacakmış. Bakalım...

Antalya Havalimanı'ndan Alanya ve Gazipaşa'ya nasıl gidilir? 


Alanya - Gazipaşa Havalimanı'na yalnızca İstanbul Atatürk, İstanbul Sabiha Gökçen ve Ankara Esenboğa havalimanlarından aktarmasız uçuş yapılmakta. Dolayısıyla diğer illerden gelen ziyaretçiler ya bu üç noktadan aktarmalı gelmek; ya da Antalya Havalimanı'ndan Alanya'ya geçmek durumundalar.  Sezonun yoğun geçtiği dönemlerde Gazipaşa Havalimanı'na inen uçaklarda yer bulunamaması gibi durumlar da sıkça yaşanmakta.

Dolayısıyla varış noktaları Alanya olsa bile Gazipaşa'ya değil Antalya Havalimanı'na inen pek çok ziyaretçi bulunmakta. Ne yazık ki hâlihazırda Antalya Havalimanı ile Alanya arasında doğrudan sefer düzenleyen bir toplu ulaşım aracı yok.

Antalya Havalimanı'ndan Alanya yönüne gitmek için iki seçenek bulunmakta. Bunlardan ilki ve en konforlu olanı özel transfer firmaları. İster kişiye özel; ister başka yolcularla karma grup olarak lüks, klimalı araçlarla ulaşım sağlanıyor. Muhakkak önceden yer ayırtmanızı önerdiğimiz bu firmalar tek yön yaklaşık 45 TL (Temmuz 2018, fiyatlar firmalara göre değişkenlik gösterebilir) karşılığında sizi Antalya Havalimanı'ndan Alanya bölgesine taşıyacaktır.

Bir diğer seçenek ise, Antalya Havalimanı'ndan Havaş otobüslerine binerek Antalya Şehirlerarası Otobüs Terminali'ne gitmeniz ve buradan Alanya otobüslerine binmeniz. Fakat fiyat/süre orantısı gözönünde bulundurulduğunda özel transfer hizmetleri bir adım öne çıkmaktadır.

Antalya Havalimanı ve Alanya arasında özel transfer hizmeti veren firmalara basit bir google aramasıyla ulaşabilirsiniz. 

Isparta Süleyman Demirel Havalimanı

Isparta, son dönemde adını yurtiçi turizmde çok sık duyurmaya başladı. Yıllar yılı gül ile özdeşleştirdiğimiz ilimiz, birden Fransa'nın Provans'ına rakip olan lavanta bahçeleriyle anılır oldu ve binlerce turisti kendine çekmeye başladı.

Isparta, gelişmiş bir karayolu ağıyla çevre illere ve büyükşehirlere bağlı olsa da, özellikle İstanbul'dan 600 kilometreyi aşan ve 7 saati geçen yolculuk, karayolu seçeneğini oldukça sevimsizleştiriyor. Bu yüzden Isparta Süleyman Demirel Havalimanı ulaşım konusunda kesinlikle öne çıkıyor.

Havalimanının konumu


Bilmeyenler ya da daha önce dikkat etmemiş olanlar için ufak bir genel kültür bilgisi verelim: Isparta ve Burdur, ülkemizde birbirine en yakın il merkezleri olma özelliğini taşıyor. Isparta Süleyman Demirel Havalimanı da bu iki ilin merkez ilçelerinin tam ortasında, her ikisine de yaklaşık 35 kilometre uzaklıkta yer alıyor.

Dolayısıyla Isparta Havalimanı'nı kullanarak yalnızca Isparta'yı değil, Burdur'u da keşfetmeye kapı aralamış oluyorsunuz. Bu noktada, bölgenin en çok ilgi çeken merkezlerinin Isparta'da değil Burdur'da olduğunu söyleyelim. Isparta'nın gül ve lavanta bahçeleri, Eğirdir, Yalvaç gibi ilçeleri ve gölleri her ne kadar etkileyici olsalar da bölge ziyaretçilerinin asıl uğrak noktası Türkiye'nin Maldivleri olarak anılan Burdur-Yeşilova ilçesindeki Salda Gölü ve Ağlasun ilçesindeki Sagalassos antik kenti.

Havalimanı bilgileri


Üçlü kodu ISE olan Isparta Havalimanı ne yazık ki pek etkin bir biçimde kullanılmıyor. Isparta ili nüfusu 435 bin (merkez 250 bin), Burdur ili nüfusu ise 265 bin (merkez 105 bin) olmasına karşın hâlen yeteri kadar uçuş yok. İstanbul'dan çoğu zaman günde yalnızca 1 uçak havalimanına iniş yapıyor. 2018 yılı Temmuz ayı itibarıyla tek uçan havayolu THY ve günde tek bir sefer var. Genelde A319 ve A320 gibi yolcu kapasitesi düşük uçaklar kullanılıyor.

Başkent Ankara'ya ya da diğer Anadolu şehirlerine ise hiç uçuş yok. Geçmişte dönemsel olarak Anadolujet, Atlasglobal, Onur ve Pegasus havayolları Isparta'ya uçmuş. Hatırlayanlar vardır, o zamanki adıyla Atlasjet, Isparta-İstanbul seferini gerçekleştirirken elim bir uçak kazası yaşanmış; çok sayıda yurttaşımız yaşamını yitirmişti.

İlginçtir, yurtiçinde yalnızca İstanbul'a uçuş yapılan Isparta Havalimanı kimi zaman uluslararası uçuşlara da evsahipliği yapıyor. Pasaport kontrol birimi bulunan havalimanından Hac ve Umre uçuşlarının yanısıra İranlı havayollarının charter uçuşları da yürütülüyor.

Ne güzel, İranlı turistler Isparta'ya akın ediyor diye düşünebilirsiniz. Oysa gerçek neden bambaşka! İran İslam Cumhuriyeti yönetimi, Türkiye'nin tatil beldelerinde bulunan havalimanlarına (Antalya, Alanya, Bodrum vb) doğrudan uçuş izni vermediği için, firmalar yolcularını Denizli, Isparta gibi yakın illere taşıyıp, buradan karayoluyla tatil beldelerine götürüyorlar. Evet, İranlıların Türkiye'de deniz keyfi ve eğlenceyi tatması için böylesi meşakkatli bir yol izlemesi gerekiyor.

Havalimanı'na ulaşım


Isparta Süleyman Demirel Havalimanı şehir merkezine oldukça yakın olmasına karşın, ulaşım dikkat etmezseniz büyük bir sıkıntıya dönüşebilir. Önceden belediye otobüsleri şehir merkezinden havalimanına yolcu taşımacılığı yaparken, çıkar çatışmaları sonucu belediyenin bu taşımacılığı yapması yasaklanmış ve şehir merkezi - havalimanı arası yolcu taşımacılığı özel kooperatiflerin tekeline bırakılmış.

Isparta merkezden havalimanına


Bugün Isparta merkezden havalimanına ulaşmak için Iyaşpark Oteli'nin yanından kalkan, kooperatife bağlı servis araçlarına binilmesi gerekiyor. Fakat işin kötü tarafı 15:45'te gerçekleştirilen günlük tek sefer için (Temmuz 2018) yalnızca tek bir araç kalkıyor ve hareket saati 13:00. Kaçırırsanız yandınız.

Taksiler taksimetre açılırsa daha fazla tutacağını söylerek 100 liraya götürmeyi teklif ediyorlar. Otellerdeki ya da seyahat acentelerindeki özel transferler de bir seçenek. Kalabalık bir grupsanız ekonomik olabilir. Ama ya az kişiyseniz?

Havalimanı servisini kaçırınca otobüs sürücülerinden ne yapabileceğim konusunda yardım istedim. Önerdiklerini ve yaptıklarımı aynen aktarıyorum.

Şehir merkezinden "Köy Garajı" ya da Şehirlerarası Otobüs Terminali'ne gidilir. Köy Garajı, Isparta'nın ilçelerine ve köylerine giden minibüslerin kalkış noktası. Oradan kalkan minibüsler Otogar ve Üniversite Hastanesi'nden geçerek ilçelere gidiyor. (Not: Yakın zamanda Isparta Şehirlerarası Otobüs Terminali'nin ve Köy Garajı'nın yeni binasına taşınacağını gözönünde bulundurun)

Keçiborlu, Uluborlu, Senirkent arabalarından birine binilir. Ulaşım ücreti 4 lira. Havalimanı kavşağında inileceği söylenir ve yaklaşınca haber verilmesi muavine ya da sürücüye iyice tembihlenir. Havalimanı kavşağından havalimanının içine giden yol 4 kilometre. Yürümek her babayiğidin harcı değil. Hızlı bir yetişkin 40 dakikada alır bu yolu.

Elbette yürümeyeceğiz. Yolda her 2 dakikada bir geçen araçlara otostop çekip bizi terminale götürmelerini rica edeceğiz. O yol havalimanından başka bir yere gitmediği için her geçen araba muhakkak havalimanına gidiyor. Yardımsever Ispartalılar büyük olasılıkla sizi yolda bırakmayacaktır. Böylelikle havalimanı servisini kaçıran biri, taksilere 100 lira ödemek zorunda kalmadan havalimanına kolaylıkla ulaşabilir.

Burdur merkezden havalimanına


Burdur merkezden de havalimanına aynı şekilde kooperatife ait servis araçlarıyla ulaşılıyor. Cumhuriyet Meydan'ında eski belediye binası önünden kalkan servisler ile ilgili en son güncel bilgileri almak için havalimanının İnternet sayfasındaki numaralarla iletişime geçebilirsiniz.

Son birkaç bilgi


Havalimanı epey eski bir terminal binasına sahip. Yapıldığı günden beri bir çivi dahi çakılmamışa benziyor. İnsanlar havayolunu tercih etmediği sürece, uçuş sayısının artmayacağı, dolayısıyla havalimanının yenilenmesi gerekliliği doğmayacağı açık.

İlk girişteki güvenlik temkini biraz abartıyor gibi geldi bana. Herkes çantasını şişelerce gülsuyu ve lavanta kolonyasıyla doldurduğu için olsagerek, daha girişte güvenlikteki x-ray görevlileri sıvı içeren çantaları uçak altına vermemizi söylüyor.

Check-in'de kilo sınırını aşan bagajlar için pek hoşgörü gösterilmediğini gözlemledim. Çatır çatır kilo başına ek ücret aldılar yolculardan.

Terminal binası çok eski demiştim. Tuvaletler ayrıca dökülüyor. Gayet temiz ama tesisatın eskiliğinden kaynaklandığını düşündüğüm iğrenç bir koku yayıyor.

Havalimanı içinde ufak bir büfe dışında alışveriş yapabileceğiniz herhangi bir nokta yok. Kafe ve restoranı unutun. Duty Free mağazası olmadığını söylememe bile gerek yok sanırım :)








13 Ekim 2017 Cuma

Cabo da Roca (Roca Burnu)

Roca Burnu denizfeneri ve anıtı
Portekizce Cabo da Roca olarak adlandırılan Roca Burnu, Avrupa anakarasının en batıdaki noktası olma özelliğini taşıyan bir uzantı. Yüzyıllar boyunca insanlar dünyanın burada bittiğine inanmışlar.

Dünyanın burada bitebileceğine inanmayıp, daha uzakları keşfetmek için gemilerle enginlere açılan insanların da yine Portekiz'in limanlarından yola çıkmaları pek manidar değil mi?

Neyse, bu edebiyatlı sözlerim bir gün başıma belâ olacak. Biz Roca Burnu'na geri dönelim... Çevresinde önemli bir yerleşim yeri bulunmayan burun aslında Lizbon'a pek de uzak değil. Cascais ve Sintra arasında uzanan yol, bu burundan da geçiyor. İki kasaba arasında işleyen 403 numaralı otobüsler Cabo da Roca'ya da uğruyor.

Tek yön biletin fiyatı 2017 nisanı itibarıyla 4 avroydu. Cascais-Cabo da Roca arası 25 dakika; Sintra-Cabo da Roca arasıysa 40 dakika sürüyor. Burunun her iki kasaba merkezine de uzaklığı yalnızca 15 km olmasına karşın, otobüsler yol üstündeki hemen hemen her yerleşim birimine uğradığı için yolculuk süresi böyle müthiş bir biçimde uzuyor. Otobüsler 09.00 / 17.00 arasında işliyor ve her gün kalkış saatleri değişkenlik gösterebiliyor. Kullanmadan önce İnternet'ten saati doğrulamakta yarar var.

Benim Roca Burnu'na gidişim oldukça şenlikli ve beklenmedik biçimde gerçekleşti. Aslında Cascais'ten doğruca Sintra'ya geçecektim. Ama şans mı dersiniz, şanssızlık mı bilmem, tam Roca Burnu'na gelirken otobüsümüzde bir arıza oldu. 

Toprağın bitip denizin başladığı yer
Sürücü birileriyle konuşup yardım beklerken anlaşıldı ki en az yarım saat oralardayız. Sürücü saat başında araç başında olmak koşuluyla uzaklaşmamıza ve burundan okyanus manzarasını izlememize izin verdi. 

Şansa bakın! Hiç yoktan yere Avrupa anakarasının en batı noktasına ayak basmış oldum! Anlamı çok büyük ama çevrede pek bir şey yok doğrusu... Bir denizfeneri, bulunduğumuz yerle ilgili bilgi veren bir yazıt, bir hediyelik eşya dükkânı ve bir kafe hepsi bu. 

Denizfeneri 1842 yılında yapılmış. Pek bir özelliği olmasa da hoş görünüyor. Yazıtın üstünde ise Portekiz'in ünlü ozanlarından Luis Camões dizeleri yer alıyor:

Aqui...
Onde a terra se acaba
E o mar começa

Burada...
Karanın bittiği
Ve denizin başladığı yerde

Otobüs saatlerine bir göz atmalı. Eğer iki otobüs arası çok fazla değilse, hususi olarak uğramayı da düşünebilirsiniz. Böyle "dünyanın en büyük bilmemnesi, dünyanın en uzun bilmemnesi" gibi  alengirli sıfatları bulunan yerleri ziyaret etmeyi çok sevdiğim için, Roca Burnu'nda bulunmuş olmaktan çok mutluyum. 



Portekiz için gezi rotası önerisi

Malûm, Portekiz pek büyük bir ülke sayılmaz. İber Yarımadası'nda bulunan ve tek komşusu İspanya olan bu küçük ülke, ışıltılı bir geçmişe sahip olsa da bugün artık kendi yağında kavrulan sessiz sedasız bir ülke desek yanlış olmaz.

Portekiz eskiden beri hep ucuz bir ülke olarak bilinirdi. Şimdilerde Türk lirası avro karşısında oldukça değer yitirdiği için, özellikle ekonomik seyahat arayanlar arasında birden parladı Portekiz. Sırtçantalı gezginler ve öğrenciler başta olmak üzere çoğu gezgin, gerek ulaşım, gerek konaklama, gerekse yeme içmenin diğer Avrupa şehirlerine oranla daha ucuz olması nedeniyle Portekiz'e gidiyor.

Benim Portekiz maceram 


Ben de 2017 nisanında, 11 günlük bir Portekiz macerasına atıldım. Sırtçantamla çıktığım yolculuğumda orta halli otellerde, bir hostelde ve airbnb.com'da bulduğum bir evsahibinin yanında olmak üzere değişik yerlerde kaldım. Mevsim dolayısıyla denize giremediğim için en kısa sürede olabildiğince çok sayıda şehir/kasaba görmeye odaklandım ve Portekiz'in görülmesi gereken belli başlı yerlerinin büyük oranda gördüm diyebilirim.

Sırtçantalı olduğunuzda hareket yetiniz ve hızınız inanılmaz biçimde artıyor. Ben Porto ve Lizbon'u ana üs olarak edindiğim için çoğu zaman tüm eşyalarımı kaldığım odada bırakıp minicik bir çantayla, yanımda sadece telefonum, cüzdanım ve suyumla gezdim!

Türkiye'den Portekiz'e uçan tek havayolu şimdilik Türk Hava Yolları. Başkent Lizbon ile ikinci büyük kent olan Porto'ya her gün aktarmasız uçuluyor. Ben Porto'ya uçtum, geze geze, o şehirden bu şehire geçe geçe Lizbon'a dek indim ve geri dönüşümü Lizbon'dan yaptım. Bu tür çapraz biletlemeler bazen çok uygun fiyatlara yakalanabiliyor. Elbette bir garantisi yok ama İstanbul-Porto / Lizbon-İstanbul şeklindeki çapraz biletlerle Lizbon ya da Porto'ya gidiş-dönüş bilet almaktan daha uygun bir fiyat bile yakalayabilirsiniz.


Portekiz içinde ulaşım


Portekiz içi otobüs ağı
Portekiz içi ulaşım son derece kolay. Tüm gerekli saat, kalkış ve varış bilgilerini İnternet ortamında bulabiliyorsunuz. Ülkede demiryolu da karayolu da oldukça gelişmiş. Demiryolu, ilginçtir karayolundan daha yavaş olmasına karşın fiyat olarak bir tık daha pahalı. Bütçeniz kısıtlıysa otobüslere odaklanın. Portekiz'de otobüs ulaşım ağı son derece gelişmiş. Büyük şehirlerden ve kasabalardan daha küçük olan kasaba ve köylere sık sık otobüsler kalkıyor.

Her şehrin ya da kasabanın kendi ufak otogarı var. Portekizcede buralara Terminal de Camionagem ya da Terminal Rodoviário deniyor. Öyle pek şehir dışında falan da değil, kimileyin basbayağı şehrin orta yerinde oldukları için kısa bir yürüyüşle şehrin en tarihî noktalarına varabiliyorsunuz. Tren istasyonlarının ise çoğunlukla şehrin epeyce dışında yer aldığını söylemeliyim. Tren yolculuğu her ne kadar çok nostaljik ve zevkli olsa da hem hız, hem konum, hem de fiyat bakımından otobüs yolculuğu Portekiz'de bir adım daha öne çıkıyor.

Biletleri genelde otobüs içinde sürücüden alabiliyorsunuz ancak kimi yerlerde bilet gişeleri bulunuyor. Otobüsün kalkış saatini saptayıp 5-10 dakika önce otogarlara giderek bilet işinin nasıl halledildiğini sormakta yarar var.

Harita üzerinde görülmesi gereken Portekiz şehirleri


Gelelim aşağıya sizin için yerleştirdiğim haritaya. Haritadaki şehirleri birkaç sınıfa göre ayırdım. Yıldızlı olan Lizbon ve Porto, bu ülkede mutlaka görmeniz gereken iki rakipsiz şehir.

Bunun dışında gördüğünüz mavi imler, öncelik ve güzellik bakımından bu iki şehrin arkasından gelen öbür güzel, şirin ve ziyarete değer şehir ve kasabaları simgeliyor. Lizbon ile Porto dışındaki her bir şehir yarım günde gezilebilir. Öğleden önce bir şehir, öğleden sonra bir şehir olmak üzere günde iki küçük şehri kolaylıkla gezebilir ve en kısa sürede en fazla yeri görerek hem zamandan hem paradan tasarruf edebilirsiniz.

Plaj şemsiyesi imine sahip olan yerler, tarihî ve mimarî olarak pek bir şey sunmamakla birlikte deniz, kum ve güneş sevenlerin hoşuna gidebilecek türde merkezler. Portekiz okyanus kıyısında olduğu için rüzgâr sörfüne oldukça elverişli. Sörf yapmasınız da kilometrelerce uzanan dev kumsallarda deniz-kum-güneş keyfi yapmak için de buralara gidebilirsiniz. Dediğim gibi, ben mevsim itibarıyla denize giremeyeceğim için buralara gitmedim. Ama özellikle Nazaré ve güneydeki Lagos deniz turizmi için öne çıkan yerler.

Eğer vakit sıkıntınız yoksa, özellikle de araba kiralayarak Portekiz'i gezmekteyseniz 1-2 saatliğine uğrayabileceğiniz, geneliyle değil de bir ya da birkaç yapısıyla ziyaretçilerini etkileyen küçük kasabalara uğrayabilirsiniz. Avrupa anakarasının en batı ucu olan Roca Burnu (Cado da Roca), sarayıyla ünlü Mafra, gotik katedraliyle ünlü Batalha, dinî bakımdan önemli ve Hıristiyanlar için bir Hac ve arınma merkezi olan Fátima bunlar arasında sayılabilir. Ben neden bilmem, Tomar ile Fátima arasında Fátima'yı seçtim. Çok pişmanım. Keşke Tomar'a gitseymişim.



İzlediğim rota


Uzun lafın kısası, ben aşağıdaki gibi bir rota izledim. İlgili şehirlerin üzerine tıklayarak o şehirlerle ilgili gezi yazı ve önerilerime ulaşabilirsiniz!

  1. Sabahleyin Porto Havalimanı'na varır varmaz Guimarães'e giden otobüslere bindim ve oraya gittim. Çünkü küçük bir yer olduğu için her yerden ulaşım yok. Aktarmasız otobüs varken kaçırmak istemedim. Küçük bir yer olduğu için gezmesi birkaç saatte bitti.
  2. Guimarães'ten otobüslerle Braga'ya geçip akşama değin burayı gezdim. Braga daha büyük ve biraz daha fazla vakti hak ediyor.
  3. Akşamleyin, Braga'dan Porto'ya trenle geçtim. Braga büyükşehir olduğu için Porto-Braga arası daha fazla ulaşım seçeneği var. Otobüsler de trenler de daha sık işliyor. Porto'ya en az 2 gün verin. Ben 3 gün kaldım ve hiç sıkılmadım.
  4. Porto'dan trenle Aveiro'ya geçtim. Hem küçük bir yerdi hem de beni çok tatmin etmedi bu yüzden Aveiro'dan beklediğimden erken ayrıldım. 
  5. Birkaç saat yanıma kâr kaldığı için araya Viseu'yu sıkıştırabilir miyim diye düşündüm. Otobüs saati denk gelince hiç hesapta yokken Viseu otobüsüne atladım ve burayı gezdim. Tarihî merkezi oldukça küçük olduğu için hızla gezebildim. Gittiğime sevindim. Oldukça şirin bir kasabaydı.
  6. Öğleden sonra otobüse atladım ve asıl hedefimde olan Coimbra'ya geçtim. Coimbra'ya hedefimden 2 saat geç vardım ama olsundu; çünkü hiç yoktan yepyeni bir şehir olan Viseu'yu görmüştüm. Coimbra sanırım Portekiz'deki üçüncü gözde şehrim oldu. Çok güzeldi. Çok! Ertesi sabah çok erken kalkıp birkaç saat daha Coimbra'yı gezerek, dünkü kaybımı telafi etmeye karar verdim.
  7. Coimbra'da işim bitince ne halt etmeye gittiysem Hıristiyanların hacı olmaya gittiği Fátima'ya gittim. Paskalya ayinine denk geldiği için yine de renkli geçti ama başka zaman olsa herhalde dünyanın en sıkıcı yeri olurdu. Siz giderseniz bunun yerine Tomar kasabasına gidebilirsiniz.
  8. Fátima tam bir düşkırıklığı olduğu için belki 2 saat bile kalmadan ayrıldım. Yine programın önünde olduğum için araya bir sürpriz kasaba daha sokuşturdum ve Leiria'ya gittim. Kendince şirin bir şehirdi. Görülmese de olur ama güzeldi gerçekten.
  9. Leiria'dan asıl hedefim olan Óbidos'a giden otobüslere bindim. Óbidos da harika bir yer. Belki de Coimbra ile birlikte ilk 3'ü paylaşabilirlerdi. Tek sorun Óbidos'un bir köy oluşu. Óbidos'ta daha fazla kalmayı isterdim ama hava kararmaya başlayınca yapacak bir şeyim kalmadı. Kalacak yer için Lizbon'da yer ayırtmıştım çünkü. Ama yakınmak gereksizdi. Leiria'yı da hiç hesapta olmadan gördüğüm için mutluydum. 
  10. Lizbon'da 4 gece 5 gün kaldım. Lizbon kazan ben kepçe her sokağına girdim çıktım. 
  11. Ama Lizbon'dayken bir günü hemen yakınlardaki Cascais ve Sintra'ya ayırdım. Eğer deniz istiyorsanız, çok uzağa gitmeye gerek yok. Lizbon ziyaretiniz sırasında Lizbon'un sayfiye yeri Cascais'e günübirlik gelebilirsiniz. Denizin yanısıra hoş bir eski çarşısı ve güzel doğası var.
  12. Cascais'ten Sintra'ya geçmek için otobüse bindim. Bu noktada önemli bir husus var. Çok dolaşan ve az dolaşan otobüslerden hangisine bindiğinize dikkat edin. Ben bilmeden çok dolaşana bindiğim için üzülürken bakın başıma ne geldi. Otobüs dilenci vapuru gibi yol üstündeki her köye uğrarken Roca Burnu'nda (Cabo da Roca) arızalanıverdi. Sürücü arızayla ilgilenirken biz yolcularda çevrede dolaşmaya başladık ve yine dünyanın en şanslı insanı olarak hiç yoktan, hiç planda yokken, Avrupa'nın en batı noktası olan Roca Burnu'nu ve denizfenerini görmüş oldum! 
  13. Otobüsümüzün yol üstündeki tüm yerleşim birimlerine uğradığını söylemiştim. Batalha da bunlardan biriydi. Batalha'nın ünlü gotik katedralini dışarıdan da olsa 2-3 dakikalığına görmüş oldum. Bu nedenle burayı da izninizle görülmüş yerler listeme ekliyorum utanmadan! :) 
  14. Sintra'ya vardığımızda saat kaçtı anımsamıyorum. Ama saat 3'ten erken olmalı. Pena Şato'suna yürüyerek tırmandığıma bakılırsa epeyce zamanım olmuş şehri keşfetmek için. Sintra ile Lizbon arasında da tren var. Son trenlerden birine atlayarak Lizbon'daki otelime döndüm.
  15. Lizbon'daki son tam günümde yarım günlüğüne Évora'ya gitmeyi kafaya koymuştum. Bir itiraf gelsin o halde: Güneydeki Faro'ya da birkaç saatliğine uğrayabilir miyim diye çok hesaplasam da böyle bir çılgınlığa kalkışmadım. Okuduğuma göre Faro'da çok da bir şey yokmuş, hem de yol çok çok çok uzundu. Faro ve çevresindeki yerleri bir başka Portekiz ziyaretine erteledim ve bu kez Évora ile yetindim. 

Böylelikle, 11 günlük tatilim boyunca her Allah'ın günü sabahın köründe kalkıp, her gün at gibi koşmak suretiyle Portekiz'de görülmesi gerektiğine inandığım 15 farklı şehir/kasaba/köy görmüş oldum.

Sorularınız ve yanıtlarım


Diyorsunuz ki bir şehirde 4-5 saat kalmakla oradan bir şey anlıyor musun? Arkadaşlar, Instagram ya da Facebook'a koymak için fotoğraf çekmekle uğraşmayınca; sosyal medyada yer bildirimi yapmakla vakit kaybetmeyince, 3-4 saat öylesine verimli geçiyor ki anlatamam.

Niye böyle bir daha gelemezmişim gibi her yeri bir defada gezdim? Ne yazık ki artık öğrenci değilim. Çalışan her insan gibi özgür bir köleyim. Bu nedenle bir yıl içinde sayısı hiç de çok olmayan boş günlerimi olabildiğinde verimli değerlendirmek zorundayım. Portekiz'i öyle güzel gezdim ki, artık uzunca bir süre Portekiz'e gitmeyeceğimi biliyorum. Bir sonraki tatilimde bambaşka coğrafyaları keşfedeceğim.

Peki herkes bu tempoya ayak uydurabilir mi? Yolculuğa çıkanlara hep bir öneride bulunurum: Geziye giderken alışkanlıklarınızı evde bırakın. Yeri geldi hostellerde hiç tanımadığım kişilerle birlikte aynı odada uyudum, yeri geldi öğünlerimi bir bisküvi ve meyve suyuyla otobüs içinde geçiştirdim, yeri ilk otobüsü yakalamak için sabahın 6.30'unda kalktım. Ama gördüğüm 15 şehir yanıma kâr kaldı. Bu noktada sonuca bakıyorum...

Bir otobüsü kaçırsam bütün plan çöpe mi giderdi? Böylesine kısıtlı bir süreye bu kadar çok yer sığdırmanın tek yolu gezinizi doğru tasarlamayı bilmekten geçiyor. Otobüs ve tren saatlerini titizlikle öğrenmeniz; otobüslerin nerede durduğunu, nereden geçtiğini bilmeniz; harita okumayı, neyin nerede olduğunu bakınca anlayabilmeniz gerekiyor. Bunun için biraz deneyim; biraz da gidenlerin önerilerini dinlemek yeterli. Henüz bu kadar ağırına hazır değilseniz, aradaki ufak ve önemsiz görünen kimi yerleri atın gitsin!

***

Yazımın sonunda şunu yine dile getirmek istiyorum. Bir geziye ilk kez tekerlekli bavulumla değil de, sırtçantalı olarak çıktım. Sırtçantasıyla gezmek hızınızı inanılmaz ölçüde artırıyor. Yola çıkarken alışkanlıklarınızla birlikte bavullarınızı da evde bırakın!