İnternet’te seyahat ve
seyahat hazırlığı üzerine yazılmış yüzlerce yazı, site ve blog var. Hepsi de
iyi bir seyahat çantasında olması gereken şeyleri birbirinden kopyalamışçasına
sıralar dururlar. Gelin görün ki, bu listelerde yazanları yanınıza alsanız da
çoğu zaman kullanmadan gerisin geriye evinize getirirsiniz. Öncelikle nasıl bir
tatile çıkacaksınız? Yıldızlı bir otelde mi, hostel ya da toplu yatakhanelerde
mi, yoksa kampta mı kalacaksınız; buna
göre bir ihtiyaç listesi oluşturulmalı.
“Yolculuğa çıkarken «her
şey lazım olur» anlayışı çok yanlış. Düsturunuz «en hafif, en küçük
bavulu hazırlamak» olmalı. Seçtiğiniz havayolu şirketine göre, uçaklarda
yolcu başına bir valiz için tanınan yük hakkı 15 ilâ 25 kilo arasında
değişiyor. 32 kiloyu aşan bavullarınız ise uçağa kabul edilmiyor. Havalimanında
yük sınırını aştığınız için bavulunuzu açıp «en az işe yarayacak eşyaları»
çöpe atmak zorunda kalırsanız bu yazıyı neden yazdığımı anlarsınız. İşte böyle
kötü bir sürprizle karşılaşmamak için bavulunuzu her güne bir kat giysi, çifter
çifter ayakkabılar, bilmem kaç mililitrelik temizlik ve kişisel bakım malzemeleriyle
doldurmayın.
 |
| Valizleri tıkabasa doldurup hamallık etmeyin |
O ağır valizi sizin indirip
kaldıracağınızı unutmayın. Büyük ve ağır bavul, otobüse, metroya, trene
binerken başınıza bela olur. Hele Paris gibi metro istasyonlarında yürüyen
merdiven ve asansör yoksa, aktarma yapacağınız toplu taşıma araçları arasında
yürümek zorundaysanız ağır bavul giderek bir işkenceye dönüşür.
Uçak yolcusu için en
büyük mutluluk bir kabin bagajına sığmaktır herhâlde. Çoğu havayolu şirketinde
kabin bagajı ağırlık sınırı 8 kg. Ama eğer çantanızın boyutları kurallara
uygunsa, (55x40x23 cm) çoğu zaman ağırlığını tartmadan uçağa kabul ediyorlar. Ancak
kabine sıvı şeylerin kabul edilmediğini unutmayın.
Parfümleriniz, deodorantlar,
lens suları, kremler, şampuan ve losyonlar yalnızca kapları 100 ml’den küçükse
uçağa kabul ediliyor. Bunları ağzı kilitli bir torba içinde taşımalısınız. Bu
torbanın içindeki kapların toplamının kapasitesi 1 litreyi geçmemeli. Bu kilitli özel torbalar kimi
havalimanlarının girişinde ücretsiz dağıtılıyor. Bir sürprizle karşılaşmamak
için önceden temin etmekte yarar var.
Giysiler
Bavul hazırlama sürecinde
gereksinim duyacağımız şeyleri sınıflandırmakta yarar var. Öncelikle giyim
eşyalarıyla ayakkabıları ele alalım. Genelde bavul hazırlama sürecinde en çok abarttığımız şeyler,
giysilerimizdir. Her yolculukta yanıma olabildiğinde az giysi almaya çalışırım
fakat buna rağmen hiç bavuldan çıkarmadan, ütü izi bile bozulmadan geri
getirdiğim bir iki kat giysim mutlaka olur.
Alt giysilerle
başlayalım. Yurtdışına gezmek amacıyla çıkıyorsak bir kot pantolon ve bir şort
yeterlidir. Kot pantolon kolay kolay kir tutmaz, kirlense de kirini göstermez. Kırışması
durumunda ütülenmeden de giyilebilir. Şort ise çok sıcak havalarda imdadımıza
yetişir. Birer gün arayla değiştirerek bu ikisini giyebilirsiniz. Eğer bir
sayfiye yerine ya da sıcak bir Akdeniz kentine gittiyseniz, kot pantolon da
almayın, iki ya da üç adet şort götürün. Çoğu ülkede kiliselere şortla girmek
yasak. Bunu göz önünde bulundurun. Bazı Müslüman ülkelerde özellikle kadınların
şort giymesi hoş karşılanmayabilir. Gideceğiniz ülkenin gelenek ve
göreneklerine saygılı giyinmek, size yapılan muameleyi olumlu yönde
etkileyecektir.
 |
| Bütün gardırobunuzu valizinize sığdırmaya çalışmayın |
İç çamaşırı için mutlaka
tedarikli olun. Yıkama imkânınız yoksa ya da yıkamakla uğraşmak istemezseniz her
güne bir iç çamaşırı alın. Özellikle erkekler için önemli bir husus.
Terlediğinizde yakacak, kaşındıracak naylonlu iç çamaşırlarından uzak durun.
Pamuklu hava alan kumaşları tercih edin.
Yatarken üşüyen
biriyseniz yanınıza uzun pijamalar alın. Her kentin kendine göre bir iklimi
oluyor. Gündüz sıcağıyla sizi bunaltan bir kent, geceleyin dondurucu
olabiliyor.
Üst giysilere gelelim. Bu
durumda biraz daha çeşitliliğe izin var. Ama gittiğimiz yerde defileye
çıkmayacağınızı ve kimsenin sizin ne giymiş olduğunuza bakmayacağını unutmayın.
Her güne bir giysi almak hiç mantıklı değil. Bir haftalık bir tatil için uçakta
üzerinize giydiğiniz dışında 3 kat üst almak yeterli. Gömlek götürmekten
kaçının. Çünkü bavulda kırış buruş olacağı muhakkak. Bir de yanınızda seyahat
ütüsü taşımakla uğraşmayın. Kalacağınız otelde ütü tedarik etmek isterseniz büyük olasılıkla ekstra ücret isteyecekler. Kırışık bir gömlekle de gezemeyeceğinize göre gömlekleri
evde bırakın. Bunun yerine yakalı, polo denen tişörtleri seçin. Hem klasik
tişörtlerin rahatlığını hem de gömleğin şıklığını elde etmiş olursunuz. Gece
çıkmalarınızda da polo tişörtleri rahatlıkla tercih edebilir ve mekâna uygun
şıklığı yakalayabilirsiniz. Çok sıcak bir kente gidiyorsanız, bolca
terleyeceksiniz. Kulağa biraz alaturka gelebilir ama içinize atlet giymek,
terleseniz de giysinizin ter kokmasını önler. Böylece aynı tişörtü
havalandırarak, 3 gün sonra yeniden giyebilirsiniz. Her güne bir tişört
koyup yol boyunca hamallık etmemiş olursunuz.
Havanın serinlemesine ya
da yağışlı olma olasılığına karşı yanınızda rüzgârlık mont götürmekte yarar
var. Bu montlar aynı zamanda su da geçirmediği için yağmurluk görevi de görür.
Hem çok yer kaplamaz hem hafiftir. Gittiğiniz bölgeye göre polar bir hırka da
alabilirsiniz yanınıza. Evet, belki hiç gereksinim duymayacaksınız ama
havaların nasıl olacağını asla bilemeyiz. Eğer Kuzey ülkelerine gidiyorsanız,
mevsim yaz bile olsa siz kalınca bir mont götürün. Türk insanı için oranın
sıcağı bile dondurucu olabiliyor.
Genel olarak açık renkli,
çabuk kirlenebilecek ve kiri gösterecek giysiler almamaya özen gösterin. Bej,
gri, haki renkler gezgin için idealdir. Fakat çok koyu renkleri de tercih etmeyin.
Koyu giysiler hem tozu çok belli eder, hem de sıcak ülkelere gittiyseniz
sivrisinekler başta olmak üzere envaiçeşit börtü böceği üstünüze çeker.
Ayakkabılar
Ayakkabılar… Seyahatin en
önemli parçası. Ayak rahatınız yerinde değilse, en güzel şehre de gitseniz
seyahatiniz cehenneme döner. Huyunu suyunu bilmediğiniz ya da yeni aldığınız
bir ayakkabıyla sakın yola çıkmayın. Ayakkabınız ayağınıza vurursa ayağınız su
toplayabilir, kanayabilir; alın başınıza belayı. Ayakkabı olarak rahat bir
yürüyüş ayakkabısı seçin. Eğer tüy kadar ayakkabıya onca parayı vermekten
çekinmezseniz Crocs markasına bir göz atın derim. Sıcak kentlerde açık
sandaletler de iyi bir seçim olabilir. Fakat ayakkabı işini abartmayın.
Tişörtünüze, pantolonunuza uysun diye 2-3 çift ayakkabı almak saçma. Bir çift
ayakkabı bir de terlik yeterli.
Çoraplar da önemli.
Seçtiğiniz çorabın yüzde yüz pamuklu olduğundan emin olun. Naylonlu çoraplar
ayağınızı terletir, bütün gün ayakkabının içinde kalan ayaklarınızı ve
ayakkabılarınızı kokutabilir. Mutlaka her güne bir çift çorap koyun.
Çoraplarınızı iç içe koyarak değil, düz biçimde giysilerinizin üstüne
yayarsanız yerden de tasarruf edersiniz.
Diğer gerekli nesneler
Şapka meselesi, sizin
kişisel tercihlerinizle bağlantılı. Ben genelde güneş gözlüğüyle yetiniyorum.
Şapkadan hoşlanmadığım için hiç şapka taşımadım yolculuklarımda. Güneş
gözlüğüyse olmazsa olmazım.
Londra, İrlanda ya da
Güneydoğu Asya gibi yerlere gidiyorsanız, aniden bastıran sağanaklara
hazırlıklı olun. Katlanabilir bir şemsiye için valizinizde yer açmakta yarar
var. Kullanıp atabileceğiniz plastik bir yağmurluk da hem az yer tutması, hem
hafif olması bakımından yararlı olacaktır. Bu tür kullan-at yağmurlukları av ve
gezi malzemesi satan mağazalardan edinebilirsiniz.
 |
| 80x124 cm boyutundaki bu havlu avuç kadar keseye sığıyor |
Havlular… Havlular gittiğiniz yere göre ya en fazla kullanılan,
ya da hiç kullanılmayan şeylerdir. Özellikle deniz tatiline çıkıyorsanız, hele
ki ailenizle birlikte gidiyorsanız bir bavul neredeyse tümüyle havlularla
dolar. Geleneksel havlular kumaşlarının yapısı itibarıyla hem ağırdır, hem
fazla yer tutar. Seyahate çıkmak için artık her yerde bulunabilen, süper emici mikrofiber
havluları tercih edin. 80x130 boyutlarında bir havlu, bir tişörtten daha az yer
tutuyor. Eğer gideceğiniz yerde yıldızlı bir otelde kalacaksınız, odada size temiz
havlular zaten veriliyor. Ama kişisel hijyen anlayışı kişiden kişiye değiştiği
için belki bu havluları kullanmak istemezsiniz. Elbette havlular her defasında
özenle yıkanıyor ama sonuçta sizden önceki müşterinin o havluyla ne sildiğini
bilemezsiniz. Özellikle yüz kurulamada ben otel havlularını asla kullanmıyorum.
Hostel, pansiyon gibi yerlerde ise havlu genelde verilmez. Buna göre dikkatli
olmakta yarar var.
Uyku tulumu genelde
seyahat çantasının en belâlı üyesidir. Hiçbir yere sığmaz, bütün düzeni alt üst
eder. Sırt çantasıyla gidiyorsanız, çantanın bir bölümüne iliştirebilirsiniz.
Bavula koymak ise dediğim gibi, çok can sıkıcı. Uyku tulumu tabii genelde
kampçıların, ya da Interrail yapan maceracı gençlerin ihtiyaç duyduğu bir şey.
Ama bazı durumlarda otelde kalacak seyahatseverlere bile gerekli olabilir.
Soğuk yerlerde otelin vereceği battaniye bile yeterli olmayabiliyor. Odanızda
ısıtma sistemi yoksa bütün geceyi tir tir titreyerek geçirmeniz işten bile
değil. Bu durumda uyku tulumu hayat kurtarır. Pislik elbette göreceli bir
kavram ama pis bir ülkeye gidebilir, pis bir otele düşebilirsiniz. Genelde
ekonomik konaklama yapmak isteyenlerin kâbusudur pis oteller. 2-3 yıldızlı
otellerde bile leş gibi kokan, kirden keçeleşmiş battaniyeler görülmemiş şeyler
değildir. Bu tür battaniyeleri üstünüze örtmektense yatağın üstüne uyku
tulumuyla yatmak çok doğru bir hareket. Uyuz hatta bit kapma olasılığınız bile
var. Bunu yazmakta amacım paranoya yaratmak değil elbette ama bu türden bir
sorunla karşılaşabileceğinizi unutmayın.
Kişisel bakım ve
ilkyardım malzemeleri
 |
| Mümkün olan en küçük kapları seçin |
Kişisel bakım konusu adı
üstüne çok kişisel bir konu ve bir genelleme yapmak çok zor. Ama temel bazı
noktalara değinmek istiyorum. Öncelikle size tavsiyem, kendinize bir iyilik
yapın ve devasa şampuan ve duş jeli kutularını yanınıza
almayın. Otelde
kalacaksınız zaten her gün banyonuza küçük şişelerde şampuan ve duş jeli
koyuyorlar. Daima kullandığınız markadan şaşmak istemezseniz, en küçük boy
kutuyu tercih edin. Eşiniz veya arkadaşlarınızla ortak kullanmak üzere tek bir
kutu da alabilirsiniz. Sıvı duş jeli taşımaktansa Dove gibi bir kalıp güzellik
sabunu götürmenizde yarar var. Bunu hem el yıkamada hem vücut temizliğinde
kullanabilirsiniz. Hatta Komili gibi zeytinyağı özlü bir kalıp sabunla hem saç,
hem vücudunuzu yıkayabilirsiniz. Yer kaplamayacak türden puf biçimli
banyo
liflerini ya da süngerlerini de unutmayın.
Özellikle kadın
seyehatseverler yola çıkarken yanlarında vücut losyonları, kremler, özel bakım
suları götürüyorlar. 1 haftalık kısa bir tatilde bunları kullanmasanız da
güzelliğinizden bir şey yitirmeyeceğinize sizi temin ederim :) Onların
hamallığını yapmayın hanımlar! Ayrıca şunu da unutmayın, uçak havadayken basınç
değişimi olur ve bu tür şişerin kapakları kendiliğinden tık diye atar ve
açılır. Bütün bavulunuzu mahvedebilirler. Yanınıza alıyorsanız, buna karşı
önlem alın mutlaka. El bagajı için zorunlu olan kilitli torbaları burada da
kullanabilirsiniz.
Hanımlardan söz
açılmışken daha özel bir konuya da değinmek gerek. Bazen uçaktaki basınç
değişiminden tutun da, gittiğiniz yerin iklimine kadar pek çok değişik sebepten
dolayı beklediğinizden çok daha erken âdet olabilirsiniz. Tedbirli olmakta
yarar var.
Bavulunuzun olmazsa
olmazlardan biri dişfırçası ve dişmacunudur. Yanınıza almayı unutmayın. Buram
buram ter kokmamak için ter önleyici deodorantlardan almayı ihmal etmeyin. Kişisel
tarzınıza göre küçük boy bir jöle ve tıraş köpüğü ile jilet/tıraş makinesi
götürebilirsiniz.
Tırnak makası ve cımbız.
Genelde bir haftadan daha kısa süren bir tatilde tırnak makasına gereksinim
duyulmaz. Ama her halükârda bir tırnak makası ve cımbız götürmek gerekir.
Şeytantırnağı denen, tırnak kenarlarında çıkan ve çok can yakan derileri
kesmeniz gerekebilir. Cımbız ise kaşınızı almaktan ziyade, derinize diken,
kıymık, cam vb. batması gibi durumlarda çok yararlı bir gereçtir.
Gittiğiniz her yerde,
özellikle hareket hâlindeyken temizlik için su bulamayabilirsiniz. Örneğin bir
müze kuyruğunda dondurma yediniz ve elinize aktı, bir paket ıslak mendil
idareli kullanmanız koşuluyla yeterli ve gayet gerekli olur.
Cilt tipinize bağlı
olarak mutlaka güneş kremi götürün! Esmerler görünürde güneşten fazla
etkilenmez ama yine de düşük etkili türden de olsa bir güneş kremi sürülmeli.
(En azından yüze) Güneşe uzun süre maruz kalındığında ciltteki nem seviyesinde
azalma olabilir. Bu durumdan en çok etkilenen organımız dudaklarımızdır. Sıcak
bir ülkeye gidiyorsanız vücut ve dudak için ayrı ayrı nemlendiriciler alınmalı.
İlaçlar
 |
| Yarabandı, ağrı kesici ve efervesan vitaminler |
İlaçlar ve ilkyardım
malzemeleri bavul hazırlığının en sevimsiz üyeleri. Çoğu zaman ihtiyacınız
olmaz, paketi açmadan geri getirirsiniz ama bir de hastalanırsanız hayat
kurtarırlar. Bavulun içine bir seyyar eczane sığdırmaya kalkmayın tabii. Düzenli
kullandığınız bir ilaç yoksa, kuvvetli bir ağrıkesici, gribe karşı bir ilaç ve
bir antibiyotik yeterli. Yemek kültürü farklı olan bir ülkeye gidiyorsanız, ne
olur ne olmaz birkaç Rennie almakta yarar avr. Mide rahatsızlığını genelde
hemen çözer. Tropik bölgelere gidiyorsanız aşı olmakta yarar var. Ama yine de
sinek ve böcek kovucu spreyler; sokmalara ve kaşıntıya karşı bir merhem bulundurmanız
gerekir. Her türlü çarpmaya, kesiğe ve yaralanmaya karşı yarabandını yanınızdan eksik
etmeyin. Eğer alkol kullanıyorsanız ve fazla kaçırmaya meyilliyseniz, akşamdan
kalmalık durumunda hayat kurtaran Alka-Seltzer’i mutlaka edinin. Eğer hassas ve
kırılgan bir bünyeniz varsa, vücudunuzun seyahat temposuna ayak uydurabilmesi
için vitamin ve mineral takviyesi olacak haplar, efervesan tabletler vb.
alabilirsiniz.
Düzenli kullandığınız
ilaçlar varsa bunları kutularında götürmektense, kalacağınız gün sayısına uygun
olarak kutusundan çıkararak götürmeniz size yerden tasarruf sağlayacaktır. Eğer
şeker hastasıysanız ve ensülin iğnesi kullanıyorsanız yanınızda buz kalıbınızı
mutlaka bulundurun. Havayolu şirketinize bu buz kalıplarını kabin bagajında
bulundurup bulunduramayacağınızı sorun. İğnelerinizi saklamak için, gideceğiniz
otelde odanızda buzdolabı bulunup bulunmadığını mutlaka teyit edin.
Elektronik gereçler
Fotoğraf makinesi, bir
seyahatin olmazsa olmazlarından. Sahip olduğunuz makineye göre burada vereceğim
tavsiyeler değişkenlik gösterebilir. Eğer küçük avucunuza sığabilecek
büyüklükte bir fotoğraf makineniz varsa aslında şanslısınız. Her yere
sığdırabilirsiniz. Fakat profesyonel makine sahibiyseniz iş değişiyor. Çoğu
havayolu firması fotoğraf makinesi ve kamera çantalarını kabin bagajı olarak
kabul ediyor ve başka el bagajınız varsa kamera çantasına ekstra yük muamelesi
yaparak, fazladan ücret talep ediyor. Böyle tatsız bir durumla karşılaşmamak
için kameranızı el bagajınızın içine koyun.
Fotoğraf makineniz
pilliyse bolca yedek pil alın. Şarj edilebiliyorsa, şarj aletini yanınıza
aldığınızdan emin olun. Günümüzde akıllı telefonlar artık neredeyse fotoğraf
makinelerinin yerini aldı ama açıkhavada ve güneşli yerlerde fotoğraf
makineleri hâlâ daha iyi performans sunuyor telefon kameralarından. Fotoğraf
makinesi ve kameraların her kültürde hoş karşılanmadığını bilin. Özellikle Ortadoğu
ve Doğu ülkelerinde fotoğraf çekerken objektifinizi tanımadığınız kişilere
yöneltmeyin.
Telefon genelde yurtdışı
gezilerinde pek kullanılmaz. Ailenize vardığınızı bildirmek dışında pek
ihtiyacınız da olmaz. Cep telefonlarını yurtdışında kullanabilmeniz için
yurtdışı kullanım ayarlarını (roaming) etkinleştirmeniz gerekir. Her operatörün
değişik ayarı vardır. Müşteri hizmetlerini arayarak bilgi alın. Cep telefonlarını
kendi tarifeniz üzerinden kullanmaya kalkarsanız çok tuzlu bir faturayla
karşılaşırsınız dönüşte. Genelde dakika ya da mesaj başına 3 kat daha fazla
ücret ödersiniz yurtdışında. Bu nedenle her operatörün özel yurtdışı
paketlerinden yararlanabilirsiniz. Örneğin 1 haftalık bir tatil için 30
dakikalık bir paket satın alabilirsiniz Türkiye’deki operatörünüzden.
İletişim için bir başka
seçenek de telefon kartları. Çoğu Avrupa ülkesinde özel yurtdışı konuşma
kartları var. Örneğin Fransa’da 7,5 avroluk bir kart alarak Türkiye’deki sabit
hatlarla yaklaşık 1 saat konuşabiliyorsunuz. Kartı kullanmak için telefon kulübesine
girip kartın üstünde söylenenleri uygulamanız yeterli.
 |
| Taşıması kolay seyyar çoklu priz |
Yurtdışından Türkiye’yi
aramak için arayacağınız numaranın başına 0090 eklemeli, (+90 şeklinde de
gösterilir) alan kodundan da 0’ı kaldırmalısınız. Aksi takdirde telefonunuz
bağlanmaz. Örneğin cep telefonunda arayacağınız numara +90 olmadan direkt “0532”
ya da “0212” şeklinde kayıtlıysa telefonunuz bağlanmaz. Düzeltmeniz ve
numaranın başından 0’ı silerek “0090” eklemeniz gerekir. Yani numaranın şu
şekilde olması gerekli “0090 212 316 50 67”.
Türk hattınız cep
telefonunda takılıyken Türkiye’den sizi ararlarsa, arayan kişi ek bir ücret
ödemez. Kendi tarifesindeki tutar kadar öder. Fakat arama ücreti size
yansıtılır. Yurtdışı tarifesi üzerinden konuştuğunuz süre kadar ücret ay sonunda
faturanıza yansır ya da bakiyenizden düşer.
Dizüstü bilgisayarlar
artık git gide daha az kullanılır oldu. Zaten bir seyahate taşımak da hiç
mantıklı değil. Ben tavsiye etmem ama eğer yanınızda tablet bilgisayar
götürürseniz kablosuz bağlantı hizmeti veren bir otel seçmeye dikkat edin. Telefonunuzun
ve tabletinizin şarj cihazlarını unutmayın.
Fotoğraf makinesi ya da
telefonunuzun belleğinde yeterli yer olup olmadığından emin olun. Yedek bir
bellek kartı götürebilirsiniz. Boş CD/DVD ya da flash bellek götürmek de bir
seçenek ama bilgisayar bulamama olasılığına karşı siz 2 ilâ 4 GB’lık bir kartı
tercih edin.
İnternetteki sayısız
bavul ihtiyaç listesinin hiçbirinde rastlamadım ama seyahatte en gerekli
olabilecek şeylerden biri de kablosuz çoklu prizler. Özellikle hostellerde
kalıyorsanız yatakhanedeki az sayıdaki prizi kapmak bir mucizedir. Kapsanız
bile siz yokken biri gelip sizin şarjınızı çıkartıp kendisininkini takabilir.
Ya da kaldığınız odadaki prizler sizin ihtiyacınızı karşılamayabilir. Bu
durumda kendi çoklu prizinizi kullanmanız hayat kurtarır. Aynı anda hem
telefonunuzu, hem fotoğraf makinenizi hem tabletinizi şarj edebilirsiniz.
Gittiğiniz ülkede prizlerin yapısını mutlaka öğrenin. Başta ABD, Kanada,
Japonya, Suudi Arabistan ve Avustralya olmak üzere pek çok ülkede Türkiye ve
Avrupa’dakinden farklı priz uçları kullanılıyor.
Hesap makinesi, müzikçalar,
çalarsaat, el feneri gibi şeyler bir seyahatte sıkça ihtiyaç duyulabilecek
şeyler olmasına karşın artık hemen her telefonda bulundukları için listeye
dâhil etmeyi gereksiz görüyorum.Hele ki saç kurutma makineleri en mütevazi oteller de bile var. Boşuna taşımayın.
Diğer gerekli
ıvırzıvırlar
Uçakta yanınıza aldığınız
kabin bagajını sırt çantası olarak seçmeye çalışın. En gerekli ve en değerli
eşyalarınızı bu çantada bulundurun ve gözünüzün önünden hiç ayırmayın. Geziniz
sırasında bavulunuzu otelde bırakacaksınız fakat bu sırt çantasını mutlaka
alın. İçine önemli belgelerinizi, değerli eşyalarınızı, suyunuzu,
peçetelerinizi, atıştırmalıklarınızı, fotoğraf makinenizi vb. koyacaksınız.
Öncelikle resmî belgelere
değinelim. Pasaportunuz olmadan zaten ülkeden çıkamazsınız. Öncelikle pasaportunuzu
yanınıza aldığınızdan emin olun. Özellikle Avrupa’da, vardığınız yerde
havalimanından çıktıktan sonra pasaporta pek ihtiyacınız olmaz. Kilitli bir
bavulda olmak koşuluyla pasaportunuzu otelde bırakmanız sorun olmaz. Hatta
bence bırakılmalı. Yanınızda taşırsanız çantanızı çaldırma, kaybetme, ıslatma
tehlikeniz var. Pasaportunuzu en emin olduğunuz yerde tutun. Pasaportunuzda
kimlik ve vize bilgilerinizin olduğu sayfaların fotokopisini çektirin ve birini
yanınızda birini otelde bulundurun. Kayıp durumunda işinizi kolaylaştırır.
 |
| Öğrenci kartınızı göstermek çoğu yerde indirim sağlar |
Türkiye Cumhuriyeti
kimlik kartınız yurt dışında pek işinize yaramaz. Çünkü pasaportla görülür tüm
işler. Ama yanınıza ehliyetinizi alın. Eğer öğrenci ya da basın mensubuysanız
bunu belirten kartı mutlaka yanınıza alın. Çoğu müzeye indirimli, hatta
ücretsiz girersiniz.
Kredi kartı
kullanıyorsanız, gideceğiniz ülkede “MasterCard” mı yoksa “Visa” mı
kullanıldığını öğrenin. Türkiye’de her ikisi de kullanıldığı için biz farkında
değiliz ama Avrupa da dâhil bazı ülkelerde bazı kartlar kabul edilmeyebiliyor. Çipsiz
kredi kartları (banka kartları) yurtdışında çoğu ülkede kullanılamıyor. İşlem
masrafları, kesinti ve komisyonlardan kaçınmak için ATM’lerden para çekmekten
kaçının. İyi korumak koşuluyla paranızı Türkiye’de, gideceğiniz ülkenin para
birimine çevirerek yola çıkın. Bankanızı arayarak kredi kartınızı yurtdışı
kullanıma açtırmayı unutmayın. Kredi kartı kullanmanız elinizdeki nakit paranın
çabuk bitmesini engelleyeceği için, özellikle yüklü alışverişlerinizde kredi
kartını tercih edin. Alışverişinizin tutarı o günkü döviz kuru üzerinden
hesaplanarak kredi kartı ekstrenize yansır. Dövizin daha sonra düşmesi ya da
artmasıyla değişikliğe uğramaz.
Eğer taşımak sizi
rahatsız etmezse bir bel çantası almanız çok yararlı olur. Paranızı ve
pasaportunuzu burada tutabilirsiniz. Yanınızda küçük bir not defteri ve kalem
mutlaka bulundurun. Defterinize yola çıkmadan önce tüm önemli adresleri ve
telefon numaralarını yazın. Otelinizin adresi ve telefonu mutlaka olmalı. Havalimanından
şehre ve otelinize gitmek için kullanacağınız toplu taşıma araçlarının
duraklarının adını ve otobüs/metro hatlarının kodlarını mutlaka not edin.
Bir kâğıda adınızı
soyadınızı, uyruğunuzu, ev adresinizi, kendinizin ve varsa yabancı dil bilen
bir yakınınızın telefon numarasını Türkiye’nin uluslararası koduyla (0090) birlikte
yazın. Kan grubunuzu, varsa alerjiniz olan şeyleri ya da kronik
hastalıklarınızı da eklemeyi unutmayın. Bu kâğıdı seyahat süresi boyunca
cüzdanınızda taşıyın. Ne zaman başımıza ne geleceği belli olmaz. Bir kaza
geçirsek belki işimize yarar.
Eğer İsviçre, Norveç gibi pahalı ülkeleri ziyaret edecekseniz ve bütçeniz kısıtlıysa restoranlarda yemek yerine sık sık süpermarketlerden tüketmeye hazır gıdalar alarak kendi kendinize yemek yemeyi seçebilirsiniz. Bu durumda katlanabilir çatal-kaşık-bıçak kitine ve açacağı, keseceği vb olan ufak bir İsviçre çakısına ihtiyaç duyabilirsiniz.
Bunlar dışında ataç,
çengelli iğne ve tel toka gibi şeyler de seyahatte çok yararlı olabilir. Ben
çengelli iğneyle çamaşır astığımı bilirim. Dikiş kutusu ben hiç taşımadım ama
gün oldu ihtiyaç duydum. Şortumun düğmesi koptu ve yanımda iğne iplik yoktu.
Ben de çengelli iğneyle iliştirdim. Gördüğünüz gibi hiç beklenmedik şeyler,
beklenmedik anlarda gerekli olabiliyor. Hepsini olmasa da içlerinden birinden
birkaç adet almakta yarar var. Çamaşır yıkamayı düşünüyorsanız 3-5 mandal
gerekebilir. Paket lastiği, para bandı yine gerekli olabilecek şeyler.
Kirlenen giysilerinizi koymak için ağzını kapatabileceğiniz ya da düğümleyebileceğiniz bir plastik torba alın. Sürekli aynı odada kalacaksanız kirlilerinizi belki bavul dışında tutabilirsiniz; fakat bir otelden bir otele giderken kirlilerle temizleri birarada tutarsanız, kirli giysileriniz temizlerinizi kokutur. İşte bunu yaşamamak için yanınıza birkaç poşet koymayı unutmayın.
 |
| Karışabilecek bavullara renkli kurdeleler bağlayın |
Altın kolye, bileklik,
küpe gibi değerli eşyalarınızı evde bırakın. Yolculuk esnasında uyuyarak vakit
kazanmak ya da dinlenmek isterseniz şişirilip indirilebilen havalı
yolculuk
yastıklarından edinin. Eğer uykunuz hafifse, sese ve ışığa aşırı duyarlıysanız
uyku maskesi ve
kulak tıkacı almayı unutmayın. Seyahatinizi önceden planlamaya
çalışın, bulabilirseniz mutlaka gideceğiniz şehre özel hazırlanmış
seyahat
rehberlerinden satın alın. (Gerçi çoğu zaman gittiğiniz şehirde turizm
ofislerinden de ücretsiz kent haritaları ve broşürlerden alabilirsiniz) Ben tam
bir kitap kurdu olmama rağmen seyahatlerim sırasında tek sayfa bile okumaya
vaktim olmaz. Siz “ben bulurum” derseniz çok değil, bir
kitap alabilirsiniz
yanınıza. Unutmayın ne kadar hafif bir bavulla gidersiniz, hareket özgürlüğünüz
o ölçüde artar. Hem böylece bavulunuzda daha çok boş yer olur ve yurda dönüşte
sevdiklerinize hediye getirmek için daha fazla yeriniz olur!
Son olarak bavulunuzu satın alırken seçici davranın. Ucuz bavul sizi yarı yolda bırakır. Kulpu, çekeceği, fermuarı ya da tekerleği bozulan bavullar sizi çok zor durumda bırakır. Bavula bir kez para verip, iyi bir şey almalısınız. Bavul seçimiyle ilgili önerilerimin yer aldığı yazımı okumak için
buraya tıklayabilirsiniz.
Bavulunuzun üstüne mutlaka adınızın, soyadınızın ve telefon numarası, e-posta adresi ve şehir/ ülke bilginizin bulunduğu bir künye asın. (Örn: Ali Yılmaz, +905329998877, aliyilmaz@gmail.com, Istanbul/Turkey) Bavulunuz eğer çok klasik bir modelse, yani başkalarında da kolayca bulunabilecek ya da karışabilecek nitelikteyse, kulpuna ayırt edici, dikkat çekici renkli bir kurdele bağlayın.
Bunlar bu yazıyı yazarken ilk aklıma gelenler. Sizce atladığım önemli ve buraya eklenmesi gerektiğini düşündüğünüz bir husus varsa lütfen aşağıdaki yorum bölümünden ya da iletişim sekmesi üzerinden bana bildirin. İyi yolculuklar şimdiden!