Drop Down MenusCSS Drop Down MenuPure CSS Dropdown Menu

29 Mayıs 2014 Perşembe

Yurtdışından kart atmak

Kartpostal göndermek şimdilerde kulağa çok demode gelebilir. Eskilerde kalmış bir âdet olduğunu söyleyebilirsiniz. Ama cep telefonlarının yaygın olmadığı, internetin ise esamisinin bile okunmadığı yıllarda, bayram ve yılbaşı tebrikleri için vazgeçilmez şeylerdi kartlar. 90’lı olmama rağmen, ben bile akrabalara kart attığımızı ve birilerinden kart aldığımızı hatırlıyorum. Gerçi hâlâ ilkokulda çocuklara kart yazma ödevleri veriliyor ama sanırım gerçek anlamda kartpostallara yetişen en son nesiliz biz.

Neyse ki kartpostallar tümüyle silinmedi yaşamımızdan. Yurtdışına seyahate çıkanlar hâlâ sevdiklerine kart atarak bu geleneği yaşatıyor. Ben de gittiğim her seyahatte, mutlaka aileme ve yakın arkadaşlarıma kartpostal gönderirim. Posta kutunuzda ya da çoğu postacının zarfları bıraktığı apartman girişinde adınıza bir kart görmek nasıl güzel bir duygudur…  

Kart atmaya da almaya da bayılırım.
Bu yazıda yurtdışından kart göndermenin inceliklerine ve püf noktalarına değineceğim. Öncelikle kimlere kart göndermek istediğinize karar verin. Yurtdışına çıkmadan önce kart atmak istediğiniz kişilerden adreslerini isteyin ve not defterinize kaydedin ki adreslerini öğrenmek için yurtdışından onları aramak zorunda kalmayın.

Adresleri siz seyahate çıkmadan belli bir süre önce isterseniz ya da onlara hissettirmeden bir şekilde kendiniz öğrenirseniz, kart ellerine geçtiğinde büyük sürpriz yaşar ve daha çok sevinirler.

Türkiye’de posta sistemi ne yazık ki pek iyi işlemiyor. Arkadaşlarımın attığı kartların çoğunu alamadım. Benim kartlarımdan da kimileri alıcılarına ulaşmadı. Adresleri eksiksiz aldığınızdan emin olun. Yazmanız gerekenler: Alıcının adı soyadı, mahalle adı, cadde ve/veya sokak adı, kapı numarası, daire numarası, posta kodu, semt ve/veya ilçe adı, il adı ve İngilizce olarak büyük harflerle ülke adı… (Eğer bulunduğunuz ülkenin dilinde Türkiye’nin nasıl yazıldığını biliyorsanız onu da ekleyin) Diyelim ki İspanya’dan ya da Almanya'dan Türkiye’ye bir kart atıyorsunuz, o hâlde doğru bir adres şu şekilde olur:

Ali Velioğlu
Falanköy Mh. Filancapaşa Cd. No:17, D:3
34880, Falankent / Istanbul
T U R K E Y (Turquía) 
veya


Ayşe Velioğlu
Kuşuçmaz Mh. Kervangeçmez Cd.
Dağbaşı Sitesi, D blok, No:15, D:2
06505, Issıztepe / Ankara
T U R K E Y (Türkei) 

Genelde apartman adının adreslerde hiçbir geçerliliği yoktur. Eklemeseniz de olur. Posta kodunu ise hiçbir adresimize eklemeyiz ama posta kodu, postacının eli koludur. Gönderilerimizin adresine ulaşma olasılığını artırır. Mutlaka sorun ve öğrenin. Eğer arkadaşınız da bilmiyorsa; şu bağlantıya tıklayın. İlçe ve mahalle adını girerek, o semtin/mahallenin posta kodunu öğrenebilirsiniz.

Yurtdışında kartpostal nerelerde bulunur? Durum aşağı yukarı Türkiye’de olduğu gibi. Kartpostal hemen her yerde artık kullanımdan kalktı. Tek kullananlar seyahate çıkanlar. O nedenle bulabileceğiniz yerler sınırlı. Kartpostallar genelde kaldırım üstlerindeki, “kiosk” dedikleri gazete satan ufak büfelerde, kırtasiyelerde, kitapevlerinde, hediyelik eşya dükkânlarında satılır. Çoğu zaman postanelere yakın yerlerde bu dükkânlardan biri mutlaka vardır.

Peki kartpostal seçiminde nelere dikkat etmek gerekir? Ta yurtdışına kadar gitmişsiniz, sevdiklerinize kedili, köpekli, bebekli kartlar atmak olmaz tabii. Bulunduğunuz şehrin manzaralarını taşıyan kartlar en ideal seçimdir. Eğer yılbaşı tatili için gitmişseniz, Noel Babalı, kar temalı kartlar da olabilir. Son zamanlarda –devasa denebilecek kadar- farklı boyutlarda kartpostallar çıktı piyasaya. Siz klasik boyuttakileri tercih edin.

Kartınızı attığınız ülke de önemli. Eğer bir yere tek bir şehir görmek için gidiyorsanız elbette seçme şansınız yok. Ama ardarda birden fazla ülke veya şehir görecekseniz, kart atma işini içlerinde en özel olan şehre bırakmalısınız. Hele ki, Lihtenştayn, San Marino, Monako, Lüksemburg, Andorra, Vatikan gibi ufak ülkelerden atılan kartlar her zaman daha egzotiktir ve daha fazla heyecan yaratır.   

Ayrıca kartpostalları yalnızca sevdiklerinize göndermek için değil, kendinize saklamak için de alın. Kartpostalların üzerinde şehrin en güzel fotoğrafları ve o şehirle özdeşleşmiş şeylerin resmi bulunur. Hatıra kutunuzda ya da albümünüzde tutacağınız bu kartpostalları her gördüğünüzde seyahatinizi hatırlarsınız. Ben fotoğraf çekmek ve onları çıkartmakla uğraşmak yerine, hazır kartpostallar almayı tercih ediyorum gittiğim yerlerden.

Kartpostallarda, mektupta olduğu gibi özel konulara girilmez, soru sorulmaz. Yazılacak şeyler genelde basmakalıp kartpostal cümleleridir. Zaten bir kartpostala yazabilecekleriniz de sınırlıdır. En fazla 4-5 cümle sığar. Fazla yaratıcı olmanız gerekmez.  Hatta birbirine yakın olmayan tanıdıklarınıza aynı cümleleri bile yazabilirsiniz. Aşağıda birkaç örnek veriyorum:

Sevgili anneciğim, babacığım,
Bu kartı size Xxxxx’ten gönderiyorum. Burası harika
bir yer. Öyle güzel eğleniyoruz ki… Umarım bir gün
birlikte de buraları görebiliriz. Sevgiyle kalın...
                                                                                                   Ad ve imza

Ayşeciğim,
Bu kartı sana Xxxxx'dan atıyorum. Tam senlik bir
yer. Keşke birlikte gelebilseydik. Havalar biraz
sıcak ama şehir harika. Anlatacağım öyle çok şey
var ki! Kucak dolusu sevgiler!
                                                                                                   Ad ve imza

Nuran teyzeciğim,
Xxxxx'den selamlar! Harika bir tatil geçiriyoruz.
Otelimizin mükemmel bir manzarası var. Gelecek
yaz mutlaka birlikte gelmeliyiz buraya. Seni çok
özledim. En kısa zamanda görüşmek üzere.
                                                                                                   Ad ve imza

Kartpostalın gönderilmesi meselesi… Genelde kartpostal zarf içinde gönderilmez diye bir kural vardır. Ama bu benim bir türlü içime sindiremediğim bir şey. Birincisi uluslararası gönderiler yolda çok fazla hırpalanıyor. Çamurdan tutun da makine yağı lekesine kadar her şeyi gördüm aldığım kartların üzerinde. Dağıtıma çıktığında yağmur suyu yeme olasılığı da var. Çuvallar içinde, kim bilir hangi koşullarda istifleniyor, o özene bezene yazdığımız kartlar. Bu nedenle zarfsız gönderilen kartlar genelde fazlasıyla hırpalanmış olarak sahiplerine ulaşır. Bunun önüne geçmek için ben fırsat bulursam kartları zarfın içine koyarım. Bu her zaman kolay olmuyor. Kart sattıkları hâlde, zarf satmayan çok yerle karşılaştım. Hele ki, ülke diye geçinen San Marino’da, zarf bulmak için dolaşmadığım yer, girmediğim dükkân kalmadı. Yalvar yakar, esnaftan 2 zarf buldum da 3 kartın ikisini içine koyabildim…

Kartpostalları zarf içinde göndermek istememin bir diğer nedeni de, yazdıklarımı başkalarının görmesini istememem. Evet, 3-4 cümlelik bir kartpostalda özel bir şey olamaz. Ama yine de meraklı komşuların ya da postacının benim dostlarıma ya da aileme özel olarak kaleme aldığım şeyleri okuması fikri beni rahatsız ediyor. 

Kartpostalların arka yüzünde, adres yazmak ve pul yapıştırmak için ayrılmış bölümler bulunur. Eğer zarf kullanırsanız, bu bölümleri de yazı yazmak için kullanabilirsiniz. Ben eğer zarf kullanıyorsam, buralara da özel notlar düşer ya da ev halkından birine özel bir iki satır yazarım.

Kartpostalı zarfsız atacaksanız, adresi pul bölmesinin altına yazmalısınız. Kendi adresinizi yazmıyorsunuz. Eğer benim gibi ille de zarfa koymakta ısrarcıysanız; zarfın sağ alt köşesine göndereceğiniz kişinin adresini yazacaksınız. Sol üst köşeye ise daha ufak boyutlu harflerle adınızı, soyadınızı ve zarfı gönderdiğiniz şehirle ülkeyi yazın. Orada kalıcı bir adresiniz bulunmadığı için sizin adres yazmanız gerekmiyor. Örneğin şu yeterli:

Alican Yılmaz
Marsilya, FRANSA
Pulu eğer siz yapıştıracaksınız, kartın ya da zarfın sağ üst köşesine yapıştırmalısınız. Size verilen pul, gönderi ücretini tek başına karşılamayabilir. Örneğin, 1 avroluk bir gönderi için, size 50 sentlik (0,50 avro) iki adet pul verebilirler. Bunları yan yana yapıştırmalısınız. Pulu yapıştırmak için yalamanız ya da şu meşhur pul süngerlerinde ıslatmanız gerektiğini herhâlde söylememe gerek yoktur!

Hollanda'ya giden bir İspanyol arkadaşımdan aldığım bir kart. Tek pul, gönderi ücretini karşılamadığı için iki pul kullanılmış. Zarfsız aldığım bu gönderinin pul ücreti (2011'de) 0,70 avro imiş. 

Kartpostallar zarf içine girince mektup muamelesi görür ve gönderi ücreti biraz artar. Ama bu atla deve değil. Çoğu Avrupa ülkesinde, zarflı veya zarfsız gönderilerin fiyatı 1 ila 1,5 avro arasında olacaktır. Gönderilerde ödemeniz gereken şey PUL parasıdır. Eğer herhangi bir yerden o ülkenin pulunu edinmiş ve zarfınıza/kartınıza yapıştırmışsanız, postanede ayrıca bir ödeme yapmak zorunda kalmazsınız. Yalnız, yapıştırdığınız pulun tutarının, uluslararası gönderiler için yeterli olup olmadığını sorup öğrenin. Örneğin, 1,5 avro tutacak bir gönderinin üzerine 1 avroluk pul yapıştıramazsınız.

Günümüzde artık pul da iyiden iyiye kayboldu. Pul yerine bir damga basıveriyorlar. Ne korkunç. Ben renk renk, çeşit çeşit pulları seviyorum. Hem almasını, hem göndermesini. Ben pul koleksiyonu yapmıyorum ama yapan tanıdıklarıma özellikle en güzel pulları seçip yolluyorum.    

Gelelim kartların nasıl postaya verileceğine. Kartı aldığınız yerden, yeterli tutarda pul da aldıysanız ne âlâ. Gidip kartınızı herhangi bir posta kutusuna atabilir ya da bir postaneye elden verebilirsiniz. Ama eğer elinizde pul yoksa bir sorun var demektir. Bu durumda ya pul bulmalısınız ya da bir postane. Bir gönderiyi doğrudan postaneden yollamak elbette insanın içini daha da rahatlatıyor. Ama şehrin caddelerinde bulunan posta kutularına attığım kartlar da, çoğunlukla sağ salim alıcılarına ulaştı.

Eğer yurtdışına haftasonu için gittiyseniz ya da seyahatiniz boyunca bir postaneye uğrayamadıysanız, kartlarınızı en kötü ihtimalle havalimanlarındaki posta kutularına atabilirsiniz. Her ülkede, posta kutularındaki gönderilerin toplanma sıklığı değişiklik gösterebilir ama havalimanlarında bu her zaman daha hızlıdır. 

Yurtdışından attığınız kartın Türkiye’ye gelmesi ne kadar sürer? Bu sorunun kesin bir yanıtı yok. Elbette Yunanistan’dan attığınız bir kartla Japonya’dan attığınız bir kart aynı sürede gelmeyecektir. Ülkesine göre sıklığı ve şekli değişmekle birlikte, uluslararası gönderiler genelde haftada bir kez, cumaları yola çıkar. Ekseriyetle havayolu kullanılarak (PAR AVION) dağıtılır. Bundan sonrası Türkiye Postası’nın insafına kalmış bir şey. Adresi doğru yazmadıysanız genelde hiç yerine ulaşmaz. Ufak bir şehir ya da kenar bir semt ise, ulaşması çok uzun vakit alır. Benim 1 haftada ulaşan kartım da oldu, 3 ay sonunda ulaşan kartım da. Arkadaşlarımdan beklediğim kartlar elime ulaşmadığı zamansa postaneyi arayarak çirkeflik yaptım ve bir keresinde kartımın geldiğini ama nedense bir kenara atılıp bekletildiğini öğrendim. İşte bu yüzden, Türkiye’de posta servisine güvenim sıfır. Umarım sizin attığınız kartlar alıcılarının eline geçer!

   

9 yorum:

  1. Ayrıntılar, deneyimleriniz çok işime yarayacak yılbaşı için. Çok sevindim rastladığıma, kendi adıma çok teşekkür ederim!

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. İşinize yaradığına çok sevindim. Şimdiden mutlu yıllar :)

      Sil
  2. Saatlerdir aradığım bütün bilgileri ayrıntılı bir şekilde burada buldum, gerçekten teşekkür ederim

    YanıtlayınSil
  3. Saatlerdir aradığım bütün bilgileri ayrıntılı bir şekilde burada buldum, gerçekten teşekkür ederim

    YanıtlayınSil
  4. Güzel özet olmuş. Teşekkürler !

    YanıtlayınSil
  5. Çokkkkkk teşekürler
    Aradigim herseyi bu sitede buldum emeğinize sağlık

    YanıtlayınSil
  6. Merhaba,
    Öncelikle bilgilendirici bu yazınız için size teşekkür ederim. Eğer bilginiz dahilindeyse "yurtdışında (avrupa) pulları nereden temin edebiliriz ya da oraya gitmeden gerwkli pulu alabilmemizin bir yolu var mıdır?" sorularıma cevap verirseniz çok sevinirim.

    YanıtlayınSil
  7. Merhaba bugün kartpostal göndermek için pttye gittim bana kartpostal değil bu, bunu mektup olarak göndereceğim diye diretti kadın. ve zarfa koymam gerektiğini söyledi. Ben zarfa koymaktan hoşlanmam. Bu yüzden itiraz edip geçen haftada 5 tane gönderdiğimi ve elindeki karttan daha uzun yazılar yazdığını ama kartpostal olarak gittiğini söyledim. Kadın iyice sinirlendi ve pul yapıştırmama müsaade etmedi. Kendisi yapıştıracağını ve gitmem gerektiğini söyledi. Bu böyle mi gerçekten 10 satırı geçti diye mektup mu sayılıyor. Benim yazım büyükse nolacak?

    YanıtlayınSil