Drop Down MenusCSS Drop Down MenuPure CSS Dropdown Menu

18 Mayıs 2014 Pazar

Bavul hazırlığı

İnternet’te seyahat ve seyahat hazırlığı üzerine yazılmış yüzlerce yazı, site ve blog var. Hepsi de iyi bir seyahat çantasında olması gereken şeyleri birbirinden kopyalamışçasına sıralar dururlar. Gelin görün ki, bu listelerde yazanları yanınıza alsanız da çoğu zaman kullanmadan gerisin geriye evinize getirirsiniz. Öncelikle nasıl bir tatile çıkacaksınız? Yıldızlı bir otelde mi, hostel ya da toplu yatakhanelerde mi,  yoksa kampta mı kalacaksınız; buna göre bir ihtiyaç listesi oluşturulmalı.

“Yolculuğa çıkarken «her şey lazım olur» anlayışı çok yanlış. Düsturunuz «en hafif, en küçük bavulu hazırlamak» olmalı. Seçtiğiniz havayolu şirketine göre, uçaklarda yolcu başına bir valiz için tanınan yük hakkı 15 ilâ 25 kilo arasında değişiyor. 32 kiloyu aşan bavullarınız ise uçağa kabul edilmiyor. Havalimanında yük sınırını aştığınız için bavulunuzu açıp «en az işe yarayacak eşyaları» çöpe atmak zorunda kalırsanız bu yazıyı neden yazdığımı anlarsınız. İşte böyle kötü bir sürprizle karşılaşmamak için bavulunuzu her güne bir kat giysi, çifter çifter ayakkabılar, bilmem kaç mililitrelik temizlik ve kişisel bakım malzemeleriyle doldurmayın.

Valizleri tıkabasa doldurup hamallık etmeyin
O ağır valizi sizin indirip kaldıracağınızı unutmayın. Büyük ve ağır bavul, otobüse, metroya, trene binerken başınıza bela olur. Hele Paris gibi metro istasyonlarında yürüyen merdiven ve asansör yoksa, aktarma yapacağınız toplu taşıma araçları arasında yürümek zorundaysanız ağır bavul giderek bir işkenceye dönüşür.   

Uçak yolcusu için en büyük mutluluk bir kabin bagajına sığmaktır herhâlde. Çoğu havayolu şirketinde kabin bagajı ağırlık sınırı 8 kg. Ama eğer çantanızın boyutları kurallara uygunsa, (55x40x23 cm) çoğu zaman ağırlığını tartmadan uçağa kabul ediyorlar. Ancak kabine sıvı şeylerin kabul edilmediğini unutmayın.

Parfümleriniz, deodorantlar, lens suları, kremler, şampuan ve losyonlar yalnızca kapları 100 ml’den küçükse uçağa kabul ediliyor. Bunları ağzı kilitli bir torba içinde taşımalısınız. Bu torbanın içindeki kapların toplamının kapasitesi 1 litreyi geçmemeli. Bu kilitli özel torbalar kimi havalimanlarının girişinde ücretsiz dağıtılıyor. Bir sürprizle karşılaşmamak için önceden temin etmekte yarar var.

Giysiler

Bavul hazırlama sürecinde gereksinim duyacağımız şeyleri sınıflandırmakta yarar var. Öncelikle giyim eşyalarıyla ayakkabıları ele alalım. Genelde bavul hazırlama sürecinde en çok abarttığımız şeyler, giysilerimizdir. Her yolculukta yanıma olabildiğinde az giysi almaya çalışırım fakat buna rağmen hiç bavuldan çıkarmadan, ütü izi bile bozulmadan geri getirdiğim bir iki kat giysim mutlaka olur.

Alt giysilerle başlayalım. Yurtdışına gezmek amacıyla çıkıyorsak bir kot pantolon ve bir şort yeterlidir. Kot pantolon kolay kolay kir tutmaz, kirlense de kirini göstermez. Kırışması durumunda ütülenmeden de giyilebilir. Şort ise çok sıcak havalarda imdadımıza yetişir. Birer gün arayla değiştirerek bu ikisini giyebilirsiniz. Eğer bir sayfiye yerine ya da sıcak bir Akdeniz kentine gittiyseniz, kot pantolon da almayın, iki ya da üç adet şort götürün. Çoğu ülkede kiliselere şortla girmek yasak. Bunu göz önünde bulundurun. Bazı Müslüman ülkelerde özellikle kadınların şort giymesi hoş karşılanmayabilir. Gideceğiniz ülkenin gelenek ve göreneklerine saygılı giyinmek, size yapılan muameleyi olumlu yönde etkileyecektir.

Bütün gardırobunuzu valizinize sığdırmaya çalışmayın
İç çamaşırı için mutlaka tedarikli olun. Yıkama imkânınız yoksa ya da yıkamakla uğraşmak istemezseniz her güne bir iç çamaşırı alın. Özellikle erkekler için önemli bir husus. Terlediğinizde yakacak, kaşındıracak naylonlu iç çamaşırlarından uzak durun. Pamuklu hava alan kumaşları tercih edin.  

Yatarken üşüyen biriyseniz yanınıza uzun pijamalar alın. Her kentin kendine göre bir iklimi oluyor. Gündüz sıcağıyla sizi bunaltan bir kent, geceleyin dondurucu olabiliyor.

Üst giysilere gelelim. Bu durumda biraz daha çeşitliliğe izin var. Ama gittiğimiz yerde defileye çıkmayacağınızı ve kimsenin sizin ne giymiş olduğunuza bakmayacağını unutmayın. Her güne bir giysi almak hiç mantıklı değil. Bir haftalık bir tatil için uçakta üzerinize giydiğiniz dışında 3 kat üst almak yeterli. Gömlek götürmekten kaçının. Çünkü bavulda kırış buruş olacağı muhakkak. Bir de yanınızda seyahat ütüsü taşımakla uğraşmayın. Kalacağınız otelde ütü tedarik etmek isterseniz büyük olasılıkla ekstra ücret isteyecekler. Kırışık bir gömlekle de gezemeyeceğinize göre gömlekleri evde bırakın. Bunun yerine yakalı, polo denen tişörtleri seçin. Hem klasik tişörtlerin rahatlığını hem de gömleğin şıklığını elde etmiş olursunuz. Gece çıkmalarınızda da polo tişörtleri rahatlıkla tercih edebilir ve mekâna uygun şıklığı yakalayabilirsiniz. Çok sıcak bir kente gidiyorsanız, bolca terleyeceksiniz. Kulağa biraz alaturka gelebilir ama içinize atlet giymek, terleseniz de giysinizin ter kokmasını önler. Böylece aynı tişörtü havalandırarak, 3 gün sonra yeniden giyebilirsiniz. Her güne bir tişört koyup yol boyunca hamallık etmemiş olursunuz.  

Havanın serinlemesine ya da yağışlı olma olasılığına karşı yanınızda rüzgârlık mont götürmekte yarar var. Bu montlar aynı zamanda su da geçirmediği için yağmurluk görevi de görür. Hem çok yer kaplamaz hem hafiftir. Gittiğiniz bölgeye göre polar bir hırka da alabilirsiniz yanınıza. Evet, belki hiç gereksinim duymayacaksınız ama havaların nasıl olacağını asla bilemeyiz. Eğer Kuzey ülkelerine gidiyorsanız, mevsim yaz bile olsa siz kalınca bir mont götürün. Türk insanı için oranın sıcağı bile dondurucu olabiliyor.

Genel olarak açık renkli, çabuk kirlenebilecek ve kiri gösterecek giysiler almamaya özen gösterin. Bej, gri, haki renkler gezgin için idealdir. Fakat çok koyu renkleri de tercih etmeyin. Koyu giysiler hem tozu çok belli eder, hem de sıcak ülkelere gittiyseniz sivrisinekler başta olmak üzere envaiçeşit börtü böceği üstünüze çeker. 

Ayakkabılar

Ayakkabılar… Seyahatin en önemli parçası. Ayak rahatınız yerinde değilse, en güzel şehre de gitseniz seyahatiniz cehenneme döner. Huyunu suyunu bilmediğiniz ya da yeni aldığınız bir ayakkabıyla sakın yola çıkmayın. Ayakkabınız ayağınıza vurursa ayağınız su toplayabilir, kanayabilir; alın başınıza belayı. Ayakkabı olarak rahat bir yürüyüş ayakkabısı seçin. Eğer tüy kadar ayakkabıya onca parayı vermekten çekinmezseniz Crocs markasına bir göz atın derim. Sıcak kentlerde açık sandaletler de iyi bir seçim olabilir. Fakat ayakkabı işini abartmayın. Tişörtünüze, pantolonunuza uysun diye 2-3 çift ayakkabı almak saçma. Bir çift ayakkabı bir de terlik yeterli.

Çoraplar da önemli. Seçtiğiniz çorabın yüzde yüz pamuklu olduğundan emin olun. Naylonlu çoraplar ayağınızı terletir, bütün gün ayakkabının içinde kalan ayaklarınızı ve ayakkabılarınızı kokutabilir. Mutlaka her güne bir çift çorap koyun. Çoraplarınızı iç içe koyarak değil, düz biçimde giysilerinizin üstüne yayarsanız yerden de tasarruf edersiniz.

Diğer gerekli nesneler

Şapka meselesi, sizin kişisel tercihlerinizle bağlantılı. Ben genelde güneş gözlüğüyle yetiniyorum. Şapkadan hoşlanmadığım için hiç şapka taşımadım yolculuklarımda. Güneş gözlüğüyse olmazsa olmazım.

Londra, İrlanda ya da Güneydoğu Asya gibi yerlere gidiyorsanız, aniden bastıran sağanaklara hazırlıklı olun. Katlanabilir bir şemsiye için valizinizde yer açmakta yarar var. Kullanıp atabileceğiniz plastik bir yağmurluk da hem az yer tutması, hem hafif olması bakımından yararlı olacaktır. Bu tür kullan-at yağmurlukları av ve gezi malzemesi satan mağazalardan edinebilirsiniz.

80x124 cm boyutundaki bu havlu avuç kadar keseye sığıyor
Havlular…  Havlular gittiğiniz yere göre ya en fazla kullanılan, ya da hiç kullanılmayan şeylerdir. Özellikle deniz tatiline çıkıyorsanız, hele ki ailenizle birlikte gidiyorsanız bir bavul neredeyse tümüyle havlularla dolar. Geleneksel havlular kumaşlarının yapısı itibarıyla hem ağırdır, hem fazla yer tutar. Seyahate çıkmak için artık her yerde bulunabilen, süper emici mikrofiber havluları tercih edin. 80x130 boyutlarında bir havlu, bir tişörtten daha az yer tutuyor. Eğer gideceğiniz yerde yıldızlı bir otelde kalacaksınız, odada size temiz havlular zaten veriliyor. Ama kişisel hijyen anlayışı kişiden kişiye değiştiği için belki bu havluları kullanmak istemezsiniz. Elbette havlular her defasında özenle yıkanıyor ama sonuçta sizden önceki müşterinin o havluyla ne sildiğini bilemezsiniz. Özellikle yüz kurulamada ben otel havlularını asla kullanmıyorum. Hostel, pansiyon gibi yerlerde ise havlu genelde verilmez. Buna göre dikkatli olmakta yarar var.

Uyku tulumu genelde seyahat çantasının en belâlı üyesidir. Hiçbir yere sığmaz, bütün düzeni alt üst eder. Sırt çantasıyla gidiyorsanız, çantanın bir bölümüne iliştirebilirsiniz. Bavula koymak ise dediğim gibi, çok can sıkıcı. Uyku tulumu tabii genelde kampçıların, ya da Interrail yapan maceracı gençlerin ihtiyaç duyduğu bir şey. Ama bazı durumlarda otelde kalacak seyahatseverlere bile gerekli olabilir. Soğuk yerlerde otelin vereceği battaniye bile yeterli olmayabiliyor. Odanızda ısıtma sistemi yoksa bütün geceyi tir tir titreyerek geçirmeniz işten bile değil. Bu durumda uyku tulumu hayat kurtarır. Pislik elbette göreceli bir kavram ama pis bir ülkeye gidebilir, pis bir otele düşebilirsiniz. Genelde ekonomik konaklama yapmak isteyenlerin kâbusudur pis oteller. 2-3 yıldızlı otellerde bile leş gibi kokan, kirden keçeleşmiş battaniyeler görülmemiş şeyler değildir. Bu tür battaniyeleri üstünüze örtmektense yatağın üstüne uyku tulumuyla yatmak çok doğru bir hareket. Uyuz hatta bit kapma olasılığınız bile var. Bunu yazmakta amacım paranoya yaratmak değil elbette ama bu türden bir sorunla karşılaşabileceğinizi unutmayın.

Kişisel bakım ve ilkyardım malzemeleri

Mümkün olan en küçük kapları seçin
Kişisel bakım konusu adı üstüne çok kişisel bir konu ve bir genelleme yapmak çok zor. Ama temel bazı noktalara değinmek istiyorum. Öncelikle size tavsiyem, kendinize bir iyilik yapın ve devasa şampuan ve duş jeli kutularını yanınıza almayın. Otelde kalacaksınız zaten her gün banyonuza küçük şişelerde şampuan ve duş jeli koyuyorlar. Daima kullandığınız markadan şaşmak istemezseniz, en küçük boy kutuyu tercih edin. Eşiniz veya arkadaşlarınızla ortak kullanmak üzere tek bir kutu da alabilirsiniz. Sıvı duş jeli taşımaktansa Dove gibi bir kalıp güzellik sabunu götürmenizde yarar var. Bunu hem el yıkamada hem vücut temizliğinde kullanabilirsiniz. Hatta Komili gibi zeytinyağı özlü bir kalıp sabunla hem saç, hem vücudunuzu yıkayabilirsiniz. Yer kaplamayacak türden puf biçimli banyo liflerini ya da süngerlerini de unutmayın.

Özellikle kadın seyehatseverler yola çıkarken yanlarında vücut losyonları, kremler, özel bakım suları götürüyorlar. 1 haftalık kısa bir tatilde bunları kullanmasanız da güzelliğinizden bir şey yitirmeyeceğinize sizi temin ederim :) Onların hamallığını yapmayın hanımlar! Ayrıca şunu da unutmayın, uçak havadayken basınç değişimi olur ve bu tür şişerin kapakları kendiliğinden tık diye atar ve açılır. Bütün bavulunuzu mahvedebilirler. Yanınıza alıyorsanız, buna karşı önlem alın mutlaka. El bagajı için zorunlu olan kilitli torbaları burada da kullanabilirsiniz.

Hanımlardan söz açılmışken daha özel bir konuya da değinmek gerek. Bazen uçaktaki basınç değişiminden tutun da, gittiğiniz yerin iklimine kadar pek çok değişik sebepten dolayı beklediğinizden çok daha erken âdet olabilirsiniz. Tedbirli olmakta yarar var.

Bavulunuzun olmazsa olmazlardan biri dişfırçası ve dişmacunudur. Yanınıza almayı unutmayın. Buram buram ter kokmamak için ter önleyici deodorantlardan almayı ihmal etmeyin. Kişisel tarzınıza göre küçük boy bir jöle ve tıraş köpüğü ile jilet/tıraş makinesi götürebilirsiniz.

Tırnak makası ve cımbız. Genelde bir haftadan daha kısa süren bir tatilde tırnak makasına gereksinim duyulmaz. Ama her halükârda bir tırnak makası ve cımbız götürmek gerekir. Şeytantırnağı denen, tırnak kenarlarında çıkan ve çok can yakan derileri kesmeniz gerekebilir. Cımbız ise kaşınızı almaktan ziyade, derinize diken, kıymık, cam vb. batması gibi durumlarda çok yararlı bir gereçtir.

Gittiğiniz her yerde, özellikle hareket hâlindeyken temizlik için su bulamayabilirsiniz. Örneğin bir müze kuyruğunda dondurma yediniz ve elinize aktı, bir paket ıslak mendil idareli kullanmanız koşuluyla yeterli ve gayet gerekli olur.

Cilt tipinize bağlı olarak mutlaka güneş kremi götürün! Esmerler görünürde güneşten fazla etkilenmez ama yine de düşük etkili türden de olsa bir güneş kremi sürülmeli. (En azından yüze) Güneşe uzun süre maruz kalındığında ciltteki nem seviyesinde azalma olabilir. Bu durumdan en çok etkilenen organımız dudaklarımızdır. Sıcak bir ülkeye gidiyorsanız vücut ve dudak için ayrı ayrı nemlendiriciler alınmalı.   

İlaçlar     

Yarabandı, ağrı kesici ve efervesan vitaminler
İlaçlar ve ilkyardım malzemeleri bavul hazırlığının en sevimsiz üyeleri. Çoğu zaman ihtiyacınız olmaz, paketi açmadan geri getirirsiniz ama bir de hastalanırsanız hayat kurtarırlar. Bavulun içine bir seyyar eczane sığdırmaya kalkmayın tabii. Düzenli kullandığınız bir ilaç yoksa, kuvvetli bir ağrıkesici, gribe karşı bir ilaç ve bir antibiyotik yeterli. Yemek kültürü farklı olan bir ülkeye gidiyorsanız, ne olur ne olmaz birkaç Rennie almakta yarar avr. Mide rahatsızlığını genelde hemen çözer. Tropik bölgelere gidiyorsanız aşı olmakta yarar var. Ama yine de sinek ve böcek kovucu spreyler; sokmalara ve kaşıntıya karşı bir merhem bulundurmanız gerekir. Her türlü çarpmaya, kesiğe ve yaralanmaya karşı yarabandını yanınızdan eksik etmeyin. Eğer alkol kullanıyorsanız ve fazla kaçırmaya meyilliyseniz, akşamdan kalmalık durumunda hayat kurtaran Alka-Seltzer’i mutlaka edinin. Eğer hassas ve kırılgan bir bünyeniz varsa, vücudunuzun seyahat temposuna ayak uydurabilmesi için vitamin ve mineral takviyesi olacak haplar, efervesan tabletler vb. alabilirsiniz.

Düzenli kullandığınız ilaçlar varsa bunları kutularında götürmektense, kalacağınız gün sayısına uygun olarak kutusundan çıkararak götürmeniz size yerden tasarruf sağlayacaktır. Eğer şeker hastasıysanız ve ensülin iğnesi kullanıyorsanız yanınızda buz kalıbınızı mutlaka bulundurun. Havayolu şirketinize bu buz kalıplarını kabin bagajında bulundurup bulunduramayacağınızı sorun. İğnelerinizi saklamak için, gideceğiniz otelde odanızda buzdolabı bulunup bulunmadığını mutlaka teyit edin.

Elektronik gereçler

Fotoğraf makinesi, bir seyahatin olmazsa olmazlarından. Sahip olduğunuz makineye göre burada vereceğim tavsiyeler değişkenlik gösterebilir. Eğer küçük avucunuza sığabilecek büyüklükte bir fotoğraf makineniz varsa aslında şanslısınız. Her yere sığdırabilirsiniz. Fakat profesyonel makine sahibiyseniz iş değişiyor. Çoğu havayolu firması fotoğraf makinesi ve kamera çantalarını kabin bagajı olarak kabul ediyor ve başka el bagajınız varsa kamera çantasına ekstra yük muamelesi yaparak, fazladan ücret talep ediyor. Böyle tatsız bir durumla karşılaşmamak için kameranızı el bagajınızın içine koyun.

Fotoğraf makineniz pilliyse bolca yedek pil alın. Şarj edilebiliyorsa, şarj aletini yanınıza aldığınızdan emin olun. Günümüzde akıllı telefonlar artık neredeyse fotoğraf makinelerinin yerini aldı ama açıkhavada ve güneşli yerlerde fotoğraf makineleri hâlâ daha iyi performans sunuyor telefon kameralarından. Fotoğraf makinesi ve kameraların her kültürde hoş karşılanmadığını bilin. Özellikle Ortadoğu ve Doğu ülkelerinde fotoğraf çekerken objektifinizi tanımadığınız kişilere yöneltmeyin.

Telefon genelde yurtdışı gezilerinde pek kullanılmaz. Ailenize vardığınızı bildirmek dışında pek ihtiyacınız da olmaz. Cep telefonlarını yurtdışında kullanabilmeniz için yurtdışı kullanım ayarlarını (roaming) etkinleştirmeniz gerekir. Her operatörün değişik ayarı vardır. Müşteri hizmetlerini arayarak bilgi alın. Cep telefonlarını kendi tarifeniz üzerinden kullanmaya kalkarsanız çok tuzlu bir faturayla karşılaşırsınız dönüşte. Genelde dakika ya da mesaj başına 3 kat daha fazla ücret ödersiniz yurtdışında. Bu nedenle her operatörün özel yurtdışı paketlerinden yararlanabilirsiniz. Örneğin 1 haftalık bir tatil için 30 dakikalık bir paket satın alabilirsiniz Türkiye’deki operatörünüzden.

İletişim için bir başka seçenek de telefon kartları. Çoğu Avrupa ülkesinde özel yurtdışı konuşma kartları var. Örneğin Fransa’da 7,5 avroluk bir kart alarak Türkiye’deki sabit hatlarla yaklaşık 1 saat konuşabiliyorsunuz. Kartı kullanmak için telefon kulübesine girip kartın üstünde söylenenleri uygulamanız yeterli.

Taşıması kolay seyyar çoklu priz
Yurtdışından Türkiye’yi aramak için arayacağınız numaranın başına 0090 eklemeli, (+90 şeklinde de gösterilir) alan kodundan da 0’ı kaldırmalısınız. Aksi takdirde telefonunuz bağlanmaz. Örneğin cep telefonunda arayacağınız numara +90 olmadan direkt “0532” ya da “0212” şeklinde kayıtlıysa telefonunuz bağlanmaz. Düzeltmeniz ve numaranın başından 0’ı silerek “0090” eklemeniz gerekir. Yani numaranın şu şekilde olması gerekli “0090 212 316 50 67”.

Türk hattınız cep telefonunda takılıyken Türkiye’den sizi ararlarsa, arayan kişi ek bir ücret ödemez. Kendi tarifesindeki tutar kadar öder. Fakat arama ücreti size yansıtılır. Yurtdışı tarifesi üzerinden konuştuğunuz süre kadar ücret ay sonunda faturanıza yansır ya da bakiyenizden düşer.

Dizüstü bilgisayarlar artık git gide daha az kullanılır oldu. Zaten bir seyahate taşımak da hiç mantıklı değil. Ben tavsiye etmem ama eğer yanınızda tablet bilgisayar götürürseniz kablosuz bağlantı hizmeti veren bir otel seçmeye dikkat edin. Telefonunuzun ve tabletinizin şarj cihazlarını unutmayın.

Fotoğraf makinesi ya da telefonunuzun belleğinde yeterli yer olup olmadığından emin olun. Yedek bir bellek kartı götürebilirsiniz. Boş CD/DVD ya da flash bellek götürmek de bir seçenek ama bilgisayar bulamama olasılığına karşı siz 2 ilâ 4 GB’lık bir kartı tercih edin.

İnternetteki sayısız bavul ihtiyaç listesinin hiçbirinde rastlamadım ama seyahatte en gerekli olabilecek şeylerden biri de kablosuz çoklu prizler. Özellikle hostellerde kalıyorsanız yatakhanedeki az sayıdaki prizi kapmak bir mucizedir. Kapsanız bile siz yokken biri gelip sizin şarjınızı çıkartıp kendisininkini takabilir. Ya da kaldığınız odadaki prizler sizin ihtiyacınızı karşılamayabilir. Bu durumda kendi çoklu prizinizi kullanmanız hayat kurtarır. Aynı anda hem telefonunuzu, hem fotoğraf makinenizi hem tabletinizi şarj edebilirsiniz. Gittiğiniz ülkede prizlerin yapısını mutlaka öğrenin. Başta ABD, Kanada, Japonya, Suudi Arabistan ve Avustralya olmak üzere pek çok ülkede Türkiye ve Avrupa’dakinden farklı priz uçları kullanılıyor.

Hesap makinesi, müzikçalar, çalarsaat, el feneri gibi şeyler bir seyahatte sıkça ihtiyaç duyulabilecek şeyler olmasına karşın artık hemen her telefonda bulundukları için listeye dâhil etmeyi gereksiz görüyorum.Hele ki saç kurutma makineleri en mütevazi oteller de bile var. Boşuna taşımayın. 

Diğer gerekli ıvırzıvırlar

Uçakta yanınıza aldığınız kabin bagajını sırt çantası olarak seçmeye çalışın. En gerekli ve en değerli eşyalarınızı bu çantada bulundurun ve gözünüzün önünden hiç ayırmayın. Geziniz sırasında bavulunuzu otelde bırakacaksınız fakat bu sırt çantasını mutlaka alın. İçine önemli belgelerinizi, değerli eşyalarınızı, suyunuzu, peçetelerinizi, atıştırmalıklarınızı, fotoğraf makinenizi vb. koyacaksınız.

Öncelikle resmî belgelere değinelim. Pasaportunuz olmadan zaten ülkeden çıkamazsınız. Öncelikle pasaportunuzu yanınıza aldığınızdan emin olun. Özellikle Avrupa’da, vardığınız yerde havalimanından çıktıktan sonra pasaporta pek ihtiyacınız olmaz. Kilitli bir bavulda olmak koşuluyla pasaportunuzu otelde bırakmanız sorun olmaz. Hatta bence bırakılmalı. Yanınızda taşırsanız çantanızı çaldırma, kaybetme, ıslatma tehlikeniz var. Pasaportunuzu en emin olduğunuz yerde tutun. Pasaportunuzda kimlik ve vize bilgilerinizin olduğu sayfaların fotokopisini çektirin ve birini yanınızda birini otelde bulundurun. Kayıp durumunda işinizi kolaylaştırır.

Öğrenci kartınızı göstermek çoğu yerde indirim sağlar
Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartınız yurt dışında pek işinize yaramaz. Çünkü pasaportla görülür tüm işler. Ama yanınıza ehliyetinizi alın. Eğer öğrenci ya da basın mensubuysanız bunu belirten kartı mutlaka yanınıza alın. Çoğu müzeye indirimli, hatta ücretsiz girersiniz.

Kredi kartı kullanıyorsanız, gideceğiniz ülkede “MasterCard” mı yoksa “Visa” mı kullanıldığını öğrenin. Türkiye’de her ikisi de kullanıldığı için biz farkında değiliz ama Avrupa da dâhil bazı ülkelerde bazı kartlar kabul edilmeyebiliyor. Çipsiz kredi kartları (banka kartları) yurtdışında çoğu ülkede kullanılamıyor. İşlem masrafları, kesinti ve komisyonlardan kaçınmak için ATM’lerden para çekmekten kaçının. İyi korumak koşuluyla paranızı Türkiye’de, gideceğiniz ülkenin para birimine çevirerek yola çıkın. Bankanızı arayarak kredi kartınızı yurtdışı kullanıma açtırmayı unutmayın. Kredi kartı kullanmanız elinizdeki nakit paranın çabuk bitmesini engelleyeceği için, özellikle yüklü alışverişlerinizde kredi kartını tercih edin. Alışverişinizin tutarı o günkü döviz kuru üzerinden hesaplanarak kredi kartı ekstrenize yansır. Dövizin daha sonra düşmesi ya da artmasıyla değişikliğe uğramaz.

Eğer taşımak sizi rahatsız etmezse bir bel çantası almanız çok yararlı olur. Paranızı ve pasaportunuzu burada tutabilirsiniz. Yanınızda küçük bir not defteri ve kalem mutlaka bulundurun. Defterinize yola çıkmadan önce tüm önemli adresleri ve telefon numaralarını yazın. Otelinizin adresi ve telefonu mutlaka olmalı. Havalimanından şehre ve otelinize gitmek için kullanacağınız toplu taşıma araçlarının duraklarının adını ve otobüs/metro hatlarının kodlarını mutlaka not edin.

Bir kâğıda adınızı soyadınızı, uyruğunuzu, ev adresinizi, kendinizin ve varsa yabancı dil bilen bir yakınınızın telefon numarasını Türkiye’nin uluslararası koduyla (0090) birlikte yazın. Kan grubunuzu, varsa alerjiniz olan şeyleri ya da kronik hastalıklarınızı da eklemeyi unutmayın. Bu kâğıdı seyahat süresi boyunca cüzdanınızda taşıyın. Ne zaman başımıza ne geleceği belli olmaz. Bir kaza geçirsek belki işimize yarar.

Eğer İsviçre, Norveç gibi pahalı ülkeleri ziyaret edecekseniz ve bütçeniz kısıtlıysa restoranlarda yemek yerine sık sık süpermarketlerden tüketmeye hazır gıdalar alarak kendi kendinize yemek yemeyi seçebilirsiniz. Bu durumda katlanabilir çatal-kaşık-bıçak kitine ve açacağı, keseceği vb olan ufak bir İsviçre çakısına ihtiyaç duyabilirsiniz.  

Bunlar dışında ataç, çengelli iğne ve tel toka gibi şeyler de seyahatte çok yararlı olabilir. Ben çengelli iğneyle çamaşır astığımı bilirim. Dikiş kutusu ben hiç taşımadım ama gün oldu ihtiyaç duydum. Şortumun düğmesi koptu ve yanımda iğne iplik yoktu. Ben de çengelli iğneyle iliştirdim. Gördüğünüz gibi hiç beklenmedik şeyler, beklenmedik anlarda gerekli olabiliyor. Hepsini olmasa da içlerinden birinden birkaç adet almakta yarar var. Çamaşır yıkamayı düşünüyorsanız 3-5 mandal gerekebilir. Paket lastiği, para bandı yine gerekli olabilecek şeyler.

Kirlenen giysilerinizi koymak için ağzını kapatabileceğiniz ya da düğümleyebileceğiniz bir plastik torba alın. Sürekli aynı odada kalacaksanız kirlilerinizi belki bavul dışında tutabilirsiniz; fakat bir otelden bir otele giderken kirlilerle temizleri birarada tutarsanız, kirli giysileriniz temizlerinizi kokutur. İşte bunu yaşamamak için yanınıza birkaç poşet koymayı unutmayın. 

Karışabilecek bavullara renkli kurdeleler bağlayın
Altın kolye, bileklik, küpe gibi değerli eşyalarınızı evde bırakın. Yolculuk esnasında uyuyarak vakit kazanmak ya da dinlenmek isterseniz şişirilip indirilebilen havalı yolculuk yastıklarından edinin. Eğer uykunuz hafifse, sese ve ışığa aşırı duyarlıysanız uyku maskesi ve kulak tıkacı almayı unutmayın. Seyahatinizi önceden planlamaya çalışın, bulabilirseniz mutlaka gideceğiniz şehre özel hazırlanmış seyahat rehberlerinden satın alın. (Gerçi çoğu zaman gittiğiniz şehirde turizm ofislerinden de ücretsiz kent haritaları ve broşürlerden alabilirsiniz) Ben tam bir kitap kurdu olmama rağmen seyahatlerim sırasında tek sayfa bile okumaya vaktim olmaz. Siz “ben bulurum” derseniz çok değil, bir kitap alabilirsiniz yanınıza. Unutmayın ne kadar hafif bir bavulla gidersiniz, hareket özgürlüğünüz o ölçüde artar. Hem böylece bavulunuzda daha çok boş yer olur ve yurda dönüşte sevdiklerinize hediye getirmek için daha fazla yeriniz olur!

Son olarak bavulunuzu satın alırken seçici davranın. Ucuz bavul sizi yarı yolda bırakır. Kulpu, çekeceği, fermuarı ya da tekerleği bozulan bavullar sizi çok zor durumda bırakır. Bavula bir kez para verip, iyi bir şey almalısınız. Bavul seçimiyle ilgili önerilerimin yer aldığı yazımı okumak için buraya tıklayabilirsiniz.

Bavulunuzun üstüne mutlaka adınızın, soyadınızın ve telefon numarası, e-posta adresi ve şehir/ ülke bilginizin bulunduğu bir künye asın. (Örn: Ali Yılmaz, +905329998877, aliyilmaz@gmail.com, Istanbul/Turkey) Bavulunuz eğer çok klasik bir modelse, yani başkalarında da kolayca bulunabilecek ya da karışabilecek nitelikteyse, kulpuna ayırt edici, dikkat çekici renkli bir kurdele bağlayın.

Bunlar bu yazıyı yazarken ilk aklıma gelenler. Sizce atladığım önemli ve buraya eklenmesi gerektiğini düşündüğünüz bir husus varsa lütfen aşağıdaki yorum bölümünden ya da iletişim sekmesi üzerinden bana bildirin. İyi yolculuklar şimdiden!  

20 yorum:

  1. Tatile çıkmanın en sıkıntılı tarafı öncesinde yapılan hazırlıklar. Unutulan önemli bir parça gittiğiniz yerde maddi manevi sıkıntı doğurabiliyor. Aceleye gelerek hazırlanmış ne varsa doldurulmuş ağır bir bavul ise tam bir ızdırap.. Benim gibi son dakika telaşıyla bavul hazırlayıp her zaman da önemli bazı şeyleri unutan insanlar için yazınız hayati önem taşıyor. Ellerinize sağlık.

    YanıtlayınSil
  2. elinize sağlık..Oldukça yararlı olmuş.

    YanıtlayınSil
  3. Çok ama çok faydalı bir yazı teşekkür ederim ☺

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. İşe yaradığını gördükçe yeni yazılar yazmak için motive oluyorum :) Ben teşekkür ederim asıl :)

      Sil
  4. Yazdığınız bilgiler çok yararlı saolun.Birşey sorcaktım 1 haziranda ispanyaya gidiyorum 3 ay kalacağım valizimde herşey seyahat boyu ve düşük mllerde olmasına rağmen baya sıvı oldu hepsi kilitli şeffaf poşetlerle valize koydum.bir sorun çıkarmı fazla sıvı olursa hepsi kilitli poşetlerde dökülmeyecek şekilde kabul edilirmi yani valiz hava alanında açılıp onlara el konulursa benim sonum olur vede sıvı derken yani saç spreyi deodorant krem jel bunlar sıvı mıdır sıvı nelere dahildir.k..b thy sitesinde yeterli bilgi yok az zaman kaldı buraya yazayım dedim

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Öncelikle teşekkür ederim Ercan. Sıvı malzemeleriniz bagaj bölümüne verdiğiniz bavulun içindeyse herhangibir sorun olmayacaktır. Bunları özel kilitli torbalara bile koymak zorunda değilsiniz ama önlem olarak iyi etmişsiniz. Akma sizma durumunda diğer eşyalarınız zarar gormeyecektir. Kısıtlama yanınıza aldığınız ve başüstü dolabına koyduğunuz el bavullari için geçerli. Kabine yanınızda goturdugunuz çanta içinde toplamda 1 lt'den fazla sıvı olamaz.

      Sil
    2. Öncelikle teşekkür ederim Ercan. Sıvı malzemeleriniz bagaj bölümüne verdiğiniz bavulun içindeyse herhangibir sorun olmayacaktır. Bunları özel kilitli torbalara bile koymak zorunda değilsiniz ama önlem olarak iyi etmişsiniz. Akma sizma durumunda diğer eşyalarınız zarar gormeyecektir. Kısıtlama yanınıza aldığınız ve başüstü dolabına koyduğunuz el bavullari için geçerli. Kabine yanınızda goturdugunuz çanta içinde toplamda 1 lt'den fazla sıvı olamaz.

      Sil
  5. Çok teşşekkürler kabine sıvı hiç bir şey almıyorum sorun olmaz.Çok saolun gerçekten inanılmaz derecede rahatladım şuan iyi günler :)

    YanıtlayınSil
  6. Teşekkür ederiz. çok yararlı oldu

    YanıtlayınSil
  7. Bavulun yolda kalma ihtimaline karşı koli bandı öneriyorum! :) Faydalı ve ayrıntılı yazınız için teşekkürler. Bir de eksiksiz valiz hazırlamak isteyenlere önerim var. www.valizim.com sitesinden gidilecek yere ve mevsime uygun otomatik valiz listeleri hazırlanabiliyor, tavsiye edilir. :)

    YanıtlayınSil
  8. Eğer bir işletme kredisi, kişisel kredi, ev kredisi, araba arıyoruz kredi, öğrenci kredisi, borç konsolidasyonu kredi, teminatsız krediler, girişim sermaye, vs .. Yoksa bir banka veya finansal bir kredi reddetti vardı Doğru yer bir veya daha fazla reasons.You için kurum senin kredi çözümleri! Ben kredi özel borç vermek am düşük ve uygun faiz oranı şirketler ve bireyler % 2. Faiz. sureloanfirm@gmail.com e-posta yoluyla bizimle irtibata geçiniz

    YanıtlayınSil
  9. Verilen bilgiler için çok teşekkürler. Emeğinize sağlık.

    YanıtlayınSil
  10. Bu da çok gezen dedenin bavul hazırlığı... : )
    https://kuzenimenotlar.blogspot.com/

    YanıtlayınSil
  11. I am actually grateful to the holder of this web page who has shared this wonderful article at here. paypal login

    YanıtlayınSil
  12. Hey There. I discovered your blog the use of msn. This is a very well written article. I will be sure to bookmark it and return to read extra of your helpful information. Thanks for the post. I will certainly comeback. itunes store login

    YanıtlayınSil
  13. A 100-year loan term amortizes so slowly the borrower barely pays more compared to interest-only payment each month. books

    YanıtlayınSil
  14. A mortgage is no different than some other loan, except which it is massive. books

    YanıtlayınSil