Drop Down MenusCSS Drop Down MenuPure CSS Dropdown Menu

18 Temmuz 2014 Cuma

Deniz Müzesi

Deniz Müzesi binası
Uzun süren bir onarımdan sonra İstanbul Beşiktaş’taki Deniz Müzesi sonunda açıldı. Ekim 2013’ten beri ziyaretçilerini kabul eden Deniz Müzesi’nin her gün önünden geçiyor, gezmek için açılmasını dört gözle bekliyordum.

Müze açılsa da, erteleyip durdum. Sonunda buna bir son verdim ve Deniz Müzesi’ne gittim. Deniz Müzesi ulaşımı en kolay olan yerlerden biri. Beşiktaş’tan geçen tüm otobüs, minibüs ve dolmuşlarla gidebilirsiniz. Hatta Anadolu Yakası’ndan geliyorsanız vapur ve motorlar bile var. Hepsini tek tek sıralarsam bütün sayfayı kaplar. Beşiktaş Meydan’da, Barbaros Hayrettin Paşa türbesinin hemen yanında bulunan müzeye bir boş vaktinizde mutlaka uğrayın.

Müzeye girince hemen sağda yer alan bilet gişesine yöneliyoruz. Biletler öğrenciler için ücretsiz, yetişkinler için 6 TL. Pazartesi günleri kapalı. Yazın 09.00 – 18.00; kışın 09.00 – 17.00 saatleri arasında ziyaret edilebilir. Müzenin tarihî binası hâlâ onarımda. Yeni açılan çağdaş binada hâlihazırda çok sayıda saltanat kayığı sergileniyor.

Müzede ücretsiz vestiyer hizmeti var. Taşımak istemediğiniz eşyaları kilitli dolaplara bırakıp gezinize devam edebilirsiniz. İçeri girdiğinizde merdivenlerle sergi salonuna iniyorsunuz. Burada büyük Türk denizcilerinin büstleri ve müze binasının camekân içindeki maketi var. Merdivenlerden inip salona girdiğinizde insanı hayrete düşüren dev saltanat kayıklarını görüyorsunuz.

Büyük Türk denizcilerinin büstleri
Günümüze ulaşmış, dünyanın en eski, en büyük ve tek orijinal kadırgası insanı gerçekten etkiliyor. Uzun ve titiz bir onarımdan sonra müzeye getirilen bu kadırga 1600’lerin ikinci yarısında, IV. Mehmet zamanında kullanılmış. 40 metre uzunluğundaki kadırgayı tam 24 çift kürek hareket ettiriyormuş. Her bir küreği de 3 kürekçi idare edermiş. Yani toplamda 144 kürekçi! Ziyaretçileri uzun süre oyalayan bu kadırgadan sonra daha küçük boyutlu saltanat kayıkları başlıyor.

Müzede teşhir edilen kayıklar 4 sınıfa ayrılmış: Osmanlı sultanlarının kullandığı saltanat kayıkları, büyük devlet adamlarının kullandığı piyade kayıkları, gemi filikaları ve Osmanlı soylularının kullandığı kayıklar, son olarak da Atatürk’ün kullandığı daha yakın dönemlere ait kayıklar. Özellikle sultanların kullandığı kayıkların süsleme, oyma, döşeme ve bezemeleri insanı büyülüyor. Hemen hemen tüm kayıkların başında bir ejderha ya da yırtıcı kuş kafası figürü var. Bu çok eski zamanlardan beri saltanat ve egemenlik simgesiymiş. Her bir kayığın tasarımı ve biçimi farklı. Kayık tasarımlarıyla ilgili pek çok yeni sözcük öğrendim. Açıkçası bir hayli ilginçlerdi: karpuzkıç, kemanebaş, aynakıç, kaşıkbaş, dikbaş, kancabaş, hilâlkıç, armuz, korno, pereme…

Dev kayıklar alt katta, küçük boyutlu olanlar üst katta sergileniyor. Her iki katta da duvarlar tarihî tablolarla bezenmiş. Yağlıboya, suluboya, taşbaskı, karakalem… Her soy resim var. Bazı yerlerde bandıralar, alemler, sancaklar da bulunuyor. Damgalar, mühürler, üniforma ve kaftanlar ile denizcilikle ilgili çeşitli seyir âletleri müzenin diğer dikkat çekici parçaları…

Saltanat kayıklarından biri
Bodrum katta da ilginçlikler sürüyor. Şimdi adını anımsayamadığım Osmanlı dönemi Deniz Nazırlarımızdan birinin makam odasına ait mobilyalara bir bölüm ayrılmış. Ortada camekânlar içinde tarihî gemi maketleri var. Duvarlarda Osmanlı armasının işlendiği tarihî ağaç oymalar bulunuyor. Bir diğer bölümde Bizanslıların İstanbul’un kuşatılmasını engellemek için Haliç’e gerdiği dev zincirin parçaları ziyaretçilerini bekliyor.

Müze aynı zamanda asma katlardan birinde geçici sergilere de evsahipliği yapıyor. Bu sergileri gezmeyi de unutmayın. Bizim ziyaretimiz sırasında denizci ressam Hüsnü Tengüz’ün yapıtlarının bulunduğu “Sanata Adanmış Bir Hayat” adlı sergi vardı. Unutmadan belirtmekte yarar var ki, müzede çocukların sıkılmadan vakit geçirebileceği bir oyun odası da düzenlenmiş. Siz müzeyi gezerken çocuklarınız burada hoş vakit geçirebilir. Ayrıca müzenin kiralanabilir alanları da bulunuyor. Bu salonlarda kokteyller, sergiler veriliyor. Böyle günlerde müze olağandan daha erken kapanabilir.

Hülâsa, Deniz Müzesi birbirinden ilginç nesnelerle sizi bekliyor. Ulaşımı kolay, fiyatlar uygun, vaat ettiği kültürel zenginlik de cabası. Herkesin bir kez uğraması gerek. Siz onarımdan sonra müzeyi ziyaret ettiniz mi? Nasıl buldunuz?

Not: Hazır Beşiktaş'ta müze gezmeye niyetlenmişken "Müzeler semti Beşiktaş" adlı yazımı da okuyabilirsiniz! :) 

Müzenin fuayesi

Saltanat kayıklarından örnekler

Saltanat kayıklarından örnekler

Tarihî kadırga

Çocuklara ayrılan oyun alanı

Giriş holü ve bilet gişesi

Müzenin fuayesinde bazı nesneler

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme