Drop Down MenusCSS Drop Down MenuPure CSS Dropdown Menu

14 Temmuz 2014 Pazartesi

Moulins

Fransa’nın orta yerinde küçük, sakin, kendi hâlinde bir şehir Moulins. Türkçe telaffuzu biraz sıkıntılı, “mulen” diye yazsam en yakın söyleyişi vermiş olurum herhalde. Allier ilinin merkezi. İçinden Allier Irmağı geçiyor. Ulaşmanın en kolay yolu trenle. Biz de Moulins-sur-Allier Garı’ndan şehre giriyoruz. Fransa’da Moulins adında bir başka şehir daha bulunduğundan karışmaması için Buraya resmî olarak Moulins-sur-Allier deniyor.

Moulins-sur-Allier Garı
Moulins Fransa’da ilk ziyaret ettiğim şehir. Paris’e iner inmez trenle buraya gelmiştik. Bir projede gönüllü olarak yer alacaktım. Şehirde bizi ilk karşılayan şey garın hemen karşısındaki Türk kebapçısı olunca, haliyle biraz şaşırdık. Biz hayretle içeri girip dönerimizi sipariş ederken sahipleriyle konuşma fırsatımız oldu. Böyle sapa bir şehirde Türklerle karşılaşınca onlar da bayağı şaşırdı.

Vaktizamanında Burgonya düklerinin gözde şehriymiş burası. Şehir merkezindeki yapıların güzelliği ve zenginliği bunu doğrular nitelikte. Moulins’i bir gün de gezmedim. 2 hafta boyunca sık sık gelip giderek gezme fırsatım oldu. Bu nedenle size, şuradan çıkıp şuraya gittim gibisinden örnek bir gezi güzergâhı sunamam. Onun yerine, şehirde ne var, ne yok karışık bir sırayla anlatıyorum.

Öncelikle şehrin iki anıtsal mabedi var. Birincisi, Moulins Katedrali; ikincisi Sacré-Coeur Kilisesi. Katedrale sonradan eklenen bazı kısımları saymazsak, 15. yy’dan kalmaymış. Gotik özellikler taşıyor. Tarihî vitrayları dikkat çekici. Bazıları Bourbon hanedanına mensup son düklerin portrelerini betimliyormuş. Ah şu kilise süslemelerinin dili olsa da kendi kendilerini anlatsalar!

Moulins belediye binası
İkinci etkileyici yapı olan Sacré-Coeur daha küçük ama en az onun kadar etkileyici. İçerisi serin olduğu için şehre her geldiğimizde katedralde ve kiliseye sığınıyoruz. Bu sırada içeriyi dikkatlice inceleme fırsatımız oluyor. Cemaatin bağışladığı halılar, danteller görüyoruz. Halılar bize seccadeleri, danteller ise eski Türk evlerini anımsatıyor.

Jacquemart Saat Kulesi 15. yy’dan kalma ve hâlâ Moulinslilere zamanı gösteriyor. Saatbaşlarında çanının sesi şehri inletiyor. Mal-Coiffé Kulesi de eskiden zindan olarak kullanılırmış ve Orta Çağda  Bourbon düklerinin yaşadığı şatonun bir kalıntısı olarak günümüze ulaşmış.

Jacquemart Saat Kulesi
Güzelliğiyle dikkat çeken büyük binalar var şehirde. Adalet Sarayı (Palais de Justice), Belediye Binası (Hôtel de Ville), eski meyve sebze hali, Belediye Tiyatrosu (Théâtre Municipal)… Ayrıca çok sayıda müzesi de var Moulins’in. Ben kaldığım süre boyunca ancak üçünü görme fırsatı bulabildim: Sahne Kostümleri Ulusal Merkezi (Centre National de costume de scéne), Musée de la Visitation ve Musée Anne-deBeaujeu.

Sahne Köstümleri merkezinde, adından da anlaşılacağı üzere opera, tiyatro, bale gibi sahne sanatlarında kullanılan giyitler sergileniyor. Merkez, 9000 bin parçaya ve dönem dönem gelen geçici sergilere evsahipliği yapıyor. 10.00 – 18.00 saatleri arası açık; fiyatlarsa biz gittiğimizde öğrenci 2,5 tam 5 avro idi.

Visitation Müzesi, dünyanın 19 ülkesinde faaliyet gösteren Visitation tarikatının kurduğu manastırlardan toplanıp Moulins’e gönderilen binlerce parçalık bir koleksiyona sahip. Taa 15. yy’a kadar uzanan geniş bir yelpazede sergilenen eserler. Mobilyalardan tutun, mutfak gereçlerine, el işlemelerinden, dinî ayinlerde kullanılan malzemelere kadar pek çok nesne var. 10.00 – 18.00 saatleri arası açık; fiyatlarsa öğrenci 2,5 tam 5 avro idi.

Anne-de-Beaujeu Müzesi, eskiden Bourbon düklerinin yaşadığı şatonun bir bölümünde kurulmuş. Bu bina, Fransa’da yapılan ilk Rönesans tarzı yapıymış. İçinde heykeller ve tablolar var. Burada da çalışma saatleri ve biletler aynı.

Eğer Moulins’e uğradıysanız ve vaktiniz varsa Maison Mantin (Mantin Evi), Centre d’Illustration (İllüstrasyon Merkezi), Musée de Bâtiment (Bina Müzesi)’ni de ziyaret edebilirsiniz ama biz görmedik; dolayısıyla size iyi ya da kötü bir tavsiyede bulunamam.

Moulins'de bir meydan
Buralara kadar gelmişken, eğer vakit ve ulaşım sıkıntınız yoksa Bourbon-l’Archambault ve Souvigny kentlerini de ziyaret edebilirsiniz. Trenle aktarmalı yolculuk yapacak kişiler Moulins’de sık sık beklemek zorunda kalabiliyor. Siz de eğer böyle bir nedenle Moulins’e geldiyseniz hiç değilse şehir merkezinde kısa bir yürüyüş yapabilirsiniz. Sırf Moulins’i görmek için gelmeye değer mi bilmiyorum. O kadar önemli bir şehir gibi gelmedi bana. Buradan uyarayım, sonra düşkırıklığına uğramayın!   

Arkadaşlarıma doğru giderken, arkada katedral

Katedralin içi

Moulins sokakları

Garın karşısındaki kebapçı

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme