Drop Down MenusCSS Drop Down MenuPure CSS Dropdown Menu

6 Temmuz 2014 Pazar

İstanbul Akvaryum

Açıldığından beri gitmek istediğim, fakat bir türlü fırsat bulup da yolumu düşüremediğim bir yerdi İstanbul Akvaryum… Akvaryumun bulunduğu Florya’ya deniz havası almak için sık sık gitsem de burayı ziyaret etmeyi hep erteliyordum. Mezuniyet telaşım arasında, hazır kardeşim de yaz tatilindeyken atladık otobüse gittik Florya’ya. Rüya gibi bir gün geçirdik birlikte. Florya gezimizin ayrıntıları burada ama Akvaryum başlı başına bir âlem olduğu için burayı ayrıca bir yazıda ele almak istedim.

Ulaşım

Akvaryumun girişi
Öncelikle Florya’ya ve Akvaryum’a nasıl gidebileceğinizi anlatayım. Eskiden Florya’ya en kolay ulaşım banliyö trenleriyle sağlanırdı. Ama birkaç yıldır iyileştirme çalışmaları nedeniyle seferlerine ara verdi banliyö hattı. Trenlerin yerine koyulan İETT’nin BN1, BN2 ve BN3 kodlu hatları size sahilyolundan kolayca Florya’ya getiriyor. Bir de Florya’nın kendi otobüs hatları var: 73T (Bakırköy, Şirinevler, Florya) 73Y (Yenibosna, Ataköy, Yeşilköy, Florya) ve 73F (Taksim, Topkapı, Florya) ama özellikle Taksim otobüsleri çok seyrek kalkıyor. BN hatları dışında otobüslere pek güvenmemek gerek.

Eğer Anadolu yakasından geliyorsanız en kısa yol Bostancı ya da Kadıköy’den İDO’nun denizotobüslerine binip Bakırköy’e gelmek. Yolculuk Bostancı’dan 40 dk, Kadıköy’den 20 dk sürüyor ve oldukça konforlu. İstanbulkart kullanırsanız 2014 yılı itibarıyla biletler tam 5,20 TL,  indirimli 3,15 TL. Tek kullanımlık jetonsa pek kârlı sayılmaz: 7,5 TL. Bakırköy Cezayirli Hasan Paşa İskelesi’nde indiğiniz zaman üstgeçitten karşıya geçiyorsunuz ve duraktan (Cevizlik durağı) otobüslere biniyorsunuz.

Bir de malum, metrobüsün bir “Florya-Bağlar” durağı var. Burası Florya sahile, yani Florya’nın canlı yerlerine oldukça uzak. Yaklaşık 2 kilometre kadar. Bir seçenek, metrobüsün Florya durağında inip buradan minibüslere binmek. Ayrıca Taksim’den sarı dolmuşlar kalkıyor Florya’ya. Sanırım ücreti 5,90 TL’ydi.

Ayrıca ücretsiz müşteri servisleri bulunuyor. Bunları kullanmak isterseniz Sultanahmet, Laleli, Kazlıçeşme ve Taksim’den kalkan araçlara binebilirsiniz. Hareket saatlerini görmek için buraya tıklayabilirsiniz. Eğer dönüşte servis kullanacaksanız akvaryum biletlerinizi göstermeniz gerekiyor. Aman dikkat, sakın atmayın!

Özel araçla geliyorsanız zaten işiniz kolay! İster sahilyolundan gelin, ister E-5’ten. Sefaköy’le Cennet arasındaki Florya Kavşağı’ndan (Beşyol mevkii) içeri kıvrılmanız yeterli. Akvaryumun ücretsiz kapalı otoparkı bulunuyor.  

Ziyaret saatleri ve biletler

Akvaryumun aydınlık bir bilet holü var
Akvaryum sabah 10.00 akşam 20.00 saatleri arasında açık. 20.00’den sonra ziyaretçi kabul edilmiyor ama içeride gece 22.00’ye kadar kalabilirsiniz. İçeride en aşağı 4-5 saat geçirecek biçimde ziyaretinizi planlayın. Çünkü içeride akvaryumu görmek dışında yapılabilecek bir dünya etkinlik var! Kapıdan girince aydınlık bir bilet holüyle karşılaşıyorsunuz. Gişe ve çalışan sayısı yeterli, sıra beklemeden biletinizi alabiliyorsunuz. Bilet fiyatları değişiklik gösteriyor. Yalnızca akvaryumu ziyaret etmek isterseniz yetişkin 35 TL, öğrenci 25 TL. Aile ve grup tarifesi de var. Ayrıca promosyonlu paketler de bulunuyor. Sitelerinde çok ayrıntılı bir şekilde fiyat tarifesini yazmışlar. Şuraya tıklayarak fiyatlara bakabilirsiniz.

Biz Aynalı Labirent ve 5D sinemayı da içeren paketi aldık ve öğrenci tarifesiyle kişibaşı 33 TL ödedik. Aynı zamanda gişeden elektronik sesli rehber de alabiliyorsunuz 3 TL karşılığında. Size bir fiş veriyorlar. O fişle vestiyere gidiyorsunuz ve bir kimlik belgesi bırakmak koşuluyla sesli rehberinizi alıyorsunuz. Vestiyer hizmeti de ücretsiz. Çantalarınızı, içeride gereksinim duymayacağınız giyim eşyası ve şemsiyelerinizi buraya bırakabilirsiniz. Saatler boyunca üzerinizde ağrılık taşımak çok yorucu olabilir.

Giriş süreci

İçeri girmeden önce, hemen girişte, gişelerin karşısındaki kasırga simülatörü dikkatimizi çekiyor. 4 TL atarak etkinleştirdiğiniz makinenin içine giriyorsunuz ve kapılar kapanıyor. Ardından saatte 150 km hızla esen bir kasırganın ortasında buluyorsunuz kendinizi! Yukarıdan verilen güçlü rüzgâr saçınızı başınızı dağıtıyor. Çok eğlenceli bir âlet! Mutlaka denemelisiniz.

Akvaryuma giriş için sabırsızlanıyoruz. Turnikelere yönelip görevlilerin de yardımıyla biletimizi okutup giriş yapıyoruz. Hemen akvaryumun fotoğrafçısı bizi karşılıyor ve yeşil perde önünde fotoğrafımızı çekiyor. Siz içerideyken fotoğraflarınıza efektler ekleniyor ve çıkışta size 15 TL karşılığında bu fotoğrafları satmaya çalışıyorlar. Ben bu fiyatı çok fazla bulduğum; soygun olarak gördüğüm için protesto ettim ve hiçbir resim satın almadım. Anlamıyorum, neden böyle şeyleri daha ucuz yapıp, daha fazla insanın alabilmesine olanak sağlamazlar?

İstanbul Akvaryum’da 6.800 metreküp su alma kapasitene sahip toplam 64 su tankı bulunuyormuş. İstanbul Bayrampaşa’daki bir diğer rakibi TurkuaZoo’ya mukayese edecek olursak en büyük eksikliği onun gibi panoramik bir su tüneline sahip olmayışı… İstanbul Akvaryum’u özel kılan şey, tankların dünyanın değişik sualtı coğrafyalarını simgeleyecek biçimde birbirinden ayrı, tematik olarak tasarlanması. Zaten “dünyanın en büyük tematik akvaryumu” olduklarını söylüyorlar. Akvaryumda coğrafi bir güzergâh gözetilerek 16 farklı tema uygulanmış. Akvaryumda yer alan temalı bölümler şöyle:

Karadeniz bölümü

Önerilen ve sıralanan gezi güzergâhına göre ilk durak Karadeniz’in sualtı doğasının canlandırıldığı bölüm. Karadeniz’in oluşumundan tutun da, içinde yaşayan canlılara kadar çok ilginç bilgiler veriliyor gerek aldığımız sesli rehberle, gerek duvarlara asılan bilgilendirme yazılarıyla. Hamsiler başta olmak üzere Karadeniz’de yaşayan bazı balık türleri akvaryumda süzülüp duruyor. Burayı bitirdikten sonra ilerliyor ve bir sonraki durağımıza giriyoruz.

İstanbul Boğazı

İstanbul Boğazı bölümü
İstanbul Boğazı bölümü akvaryumun ilgi çekici yerlerinden. Bir koridorun iki yanına alçak camlı akvaryumlar koymuşlar. Camların kalınlığı insanı hayrete düşürüyor. Bir yan Anadolu yakasını, öbür yan Avrupa yakasını simgeliyor. Anadolu yakası kısmında, Haydarpaşa Garı, Selimiye Kışlası, Kızkulesi, yalılar vb gibi tarihî eserlerin maketleri; Avrupa yakasında da Ortaköy Camii, Rumeli Hisarı, Dolmabahçe Sarayı’nın vb maketleri vardı. Bu bölümde İstanbul Boğazı ekolojisi canlandırılmış. Boğazın sürekli ve göçebe balıklarına yer verilmiş.

Marmara Denizi

Sevimli Caretta Caretta
İstanbul Boğazı bölümünden çıkınca Kapalıçarşı temasının canlandırıldığı bir mini bölüm var. Buradan hemen Marmara Denizi bölümüne giriyorsunuz. Çevresi İstanbul panoramasıyla kuşatılmış yassıca bir tankta Marmara Denizi’nin balıkları yaşıyor. Geçerken ana tanktaki yaralı Caretta Caretta’yı göreceksiniz. Ön yüzgeçlerini bir kaza sonucu yitiren bu Caretta Caretta’nın doğal ortamda yaşama şansı bulunmadığı için akvaryumun kalıcı sâkini olmuş. Çok değerli olan ve koruma altına alınan bu canlıları her akvaryum kolay kolay bulamıyor. Bu nedenle Caretta Caretta’nın gelişini “yılın transfer bombası” diye adlandırmış ve afişlerine böyle yansıtmış İstanbul Akvaryum. Marmara bölümünde Marmara’ya adını veren mermer oluşumlarından tutun da, Marmara’nın sualtı varlığına kadar pek çok konuda bilgileniyorsunuz.

Çanakkale Boğazı

Coğrafi sıralamayı göz önünde bulundurarak Marmara’nın ardından Çanakkale Boğazı’nı canlandırmışlar. Tabii kuzeyden güneye indikçe denizaltı çeşitliliği artıyor. Bunu zaten akvaryumdaki canlıların değişikliğinden anlıyorsunuz.

Ege Denizi

Ege bölümündeki tarihî tekne
Çanakkale Boğazı’ndan çıkışta Ege’yle karşılaşacağınızı tahmin etmek güç olmasa gerek. Ege Denizi’nin canlandırıldığı bölüm akvaryumun en ilgi çekici yerlerinden biri. Buradaki canlılara hayran olmamak elbette elde değil ama hepsi bu değil. İstanbul’un en önemli ulaşım birimlerinden olan Marmaray’ın yapımı sırasında Yenikapı’da toprakaltında bulunan gemi batıklarından biri burada sergileniyor. Ege adalarının birinden kalkıp İstanbul Limanı’na sığınan ama bir fırtınayla sulara gömülen bu ufak tekne şimdi aynı alandan titiz arkeolojik kazılarla çıkartılan testi ve amforalarla birlikte İstanbul Akvaryum’un Ege bölümünde sergileniyor. Ege Bölümü’nde bir de mermer Poseidon heykeli bulunuyor. Denizler tanrısı Poseidon’la fotoğraf çektirebileceğiniz ilginç bir nokta!

İlk katın sonu ve ufak bir mola

Yolculuk alt kattan devam ediyor
Ege’den çıkınca Akdeniz bölümüyle karşılaşmayı öngörmüş olabilirsiniz ama öyle olmuyor. Üst kattaki gezi güzergâhı burada sonlanıyor. Şimdi bir alt kata inmek gerekiyor. Geçitlerden geçerken biraz hava almak, biraz soluklanmak isterseniz teraslara çıkabiliyorsunuz. Terasta manzara çok güzeldi ancak sigara tiryakileri yüzünden açıkhava bile dumanaltı olmuştu. Fazla oyalanmadan merdivenlerden inip alt kata seğirttik. Giderken yol üstünde kısa sürede karikatürünüzü çizen bir sanatçı var. Bir de mini balıklarla ilgili bilgilerinizi sınayabileceğiniz ufak bir sınav alanı var.

Üst kattan alt kata iniş merdivenlerle gerçekleşiyor fakat engelli ve bebek arabalı konuklar için asansör de var. Akvaryumun tamamı yüzde yüz engelli dostu olarak tasarlanmış. Hiçbir güçlük çekmeden akvaryumda saatler geçirebilirsiniz.

Akvaryum içinde birkaç noktada birden tuvalet bulunuyor. Tabii bunlar da engelli dostu. Akvaryumdan çıkmadan saatler geçirebilirsiniz. Açlık ve susuzluğa karşı da önlemler alınmış akvaryumda. İçeride kafeterya ve restoranlar bulunuyor. Ünlü restoran Kaşıbeyaz’ın burada da bir şubesi bulunuyor ama bilen bilir. Fiyatlar hafif uçuk. Ortadireğin kolay kolay güç yetirebileceği bir yer değil. Tercih edebileceğiniz  diğer seçenekler Sütiş, dondurmacı Girandola, Robert’s Coffee, Coffee Corner ve FunFondu. Yemek içmek için akvaryumda çıkmak isterseniz, aldığınız biletle yeniden içeri giremiyorsunuz. Bu nedenle akvaryuma gelirken karnınızı doyurmanızı salık veririm. Biz akvaryum a gelmeden evvel İBB Florya Sosyal Tesisleri’nde mükellef bir kahvaltı yapmıştık.   

Süveyş Kanalı

Alt kata inince ilk durağımız Süveyş Kanalı’nın canlandırıldığı alan. Çok güzel, ince işçilik ürünü maketlerle kanalın açılma öncesi, sırası ve sonrasındaki görüntüsünü sergiliyorlar. Kanalın nasıl açıldığını ve açılmasının dünya ekosistemine etkilerini güzelce açıklamışlar. Çocuklar kadar, büyüklerinde ilgisini çekebilecek bir bölümdü Süveyş bölümü. Kızıldeniz’le ilgili birbirinden ilginç bilgilerin olduğu çarkı çevirmeyi ihmal etmeyin!

Süveyş’in ardından, Süveyş’in bağlandığı Kızıldeniz’e giriyoruz. Kızıldeniz’in canlı çeşitliliği bakımından dünyanın en zengin noktalarından biri olduğu malum. İşte bu zenginliği yansıtmaya çalışmışlar bu bölümde. Kızıldeniz’in neden özel bir yer olduğu, Kızıldeniz’de nasıl canlıların yaşadığı duvarlardaki bilgilendirme panolarında açıklanmış.    

Antarktika

Antarktika bölümü
Kızıldeniz’den çıkışta dünyanın çok alakasız bir bölgesine Antarktika’ya savruluyorsunuz. Burada “İstanbul’un tek buzdağı” adıyla sergilenen gerçek buz kütlesiyle karşılaşıyorsunuz. Buza dokunmak serbest! Ama 3-5 saniyeden daha uzun süre dokunmak ne mümkün!

Buzdağının yanıbaşındaki penguen heykeliyle fotoğraf çektirmeyi unutmayın. Hemen diğer taraftaki  alandaysa Antarktika’ya ilgili bilgiler var. Ortadaki “Yükselen Sular” düzeneğini kullanarak buzulların erimesiyle hangi yılda, hangi dünya kentlerinin sular altında kalacağını ölçümleyebilirsiniz. Çok şükür, İstanbul suların yükselmesinden en son etkilenecek kentlerden biri!

Akdeniz

Sonunda Akdeniz bölümüne de geldik! Nedense en çok merak ettiğim bölüm burasıydı ama ben pek sevemedim! Uzun boylular için bir kâbus burası. Damlataş Mağarası gibi garip tasarımı vardı; içerisi çok basıktı. Küçük küçük tanklarla bir Akdeniz coğrafyası yaratılmıştı.

Cebelitarık Boğazı

Akdeniz’den çıkınca, Akdeniz’le Atlas Okyanusu’nu birbirine bağlayan Cebelitarık’a geliyorsunuz. Akvaryumun en dev camlı bölümlerinden biri burası. İki yanı akvaryum olan ufak bir tünel burası. Burada bol bol fotoğraf çektirerek bir sonraki durağımız olan Batı Atlantik’e geçiyoruz.

Batı Atlantik

Batı Atlantik temasında Liberty adlı geminin batığı canlandırılmış. Şimdi hangi ülkeye ait olduğunu, niçin battığını unuttuğum bu geminin çevresinde şekillenen denizaltı yaşamı çok güzel yansıtılmış. Aynı zamanda temsilî bir gemi güvertesini, pruvasını ve kaptanköşkünü de görebilirsiniz. Burada dümen çevirebilir, telsiz radyo odasında tıkır tıkır mesajlar gönderebilir, güvertede bir hamakta sere serpe sallanabilirsiniz. Batı Atlantik ayrıca Yeni Dünya’yı yani Amerika kıtasını keşfin de başlangıç noktası olduğundan ayrı bir öneme sahip…Akvaryumda da bu öneme değinilmiş elbette.

Orta Atlantik Sırtı

Ana tanktaki minik dostum!
Dünyanın en az bilinen bölümlerinden birine varıyoruz şimdi. Derin sularında hâlâ binbir gizem, keşfedilmemiş binlerce canlı saklayan Atlas Okyanusu’ndaki Orta Atlantik Sırtı. Dünyada volkanik etkinliğin en yüksek olduğu bölgelerden birisi burası. Dev balinaların, köpek balıklarının evi bu sular. Orta Atlantik Sırtı’nın canlandırıldığı tank aynı zamanda akvaryumun ana tankı, yani en büyüğü. Akvaryumun kısacık panoramik tüneli de bu alanda. 360 derecelik bu tünel daha büyük, daha iddialı olsaydı keşke! Ziyaretçiler bu özel noktada haklı olarak daha fazla vakit geçirmek istiyor ama kısa ve dar bir alan olduğu için insanlar çok sıkışıyor.

Panama Kanalı  

Orta Atlantik Sırtı’ndan sonraki durak Panama Kanalı bölümü. Panama Kanalı’nın yapılış aşamasıyla ilgili değerli bilgiler veren bu alanı da meraklı gözlerle ziyaret ediyoruz. Kanalla ilgili bilgiler aklımda kalmış olsa da deniz canlılarıyla ilgili pek bir şey kalmamış aklımda. Herhalde yorgunluğun etkisiyle bir an önce kendimi dışarı atmak istiyordum!

Pasifik Okyanusu

Pasifik Okyanusu bölümünde ayrı ayrı tanklar içinde sergilenen onlarca balık ve mercan türü bulunuyor. Dünya denizlerinin en renkli canlılarının bu sularda yaşadığını bilirsiniz. Doğal olarak akvaryumun da en renkli canlıları bu bölümde. Pasifik Okyanusu bölümüyle birlikte akvaryumun da sonuna yaklaşıyoruz yavaş yavaş…

Denizaltı

Denizaltı (Nautilus) bölümünde ilk denizaltıların ilginç geçmişini dinleyerek denizlerin derinlikleri hakkında bilgi sahibi oluyorsunuz. Küçük bir bölüm olan Denizaltı’dan sonra akvaryum gezintimiz sona eriyor.

Quest ve Aynalı Labirent

Aynalı Labirent
Akvarymun asıl gezi güzergâhı bitince vardığımız alanda bir bilet bankosu görüyoruz. Burası Akvaryum’un iki ilgi çekici noktasına giriş imkânı sunuyor. Biz girişte akvaryum için bilet alırken Aynalı Labirent için de bilet almıştık. Quest daha ziyade çocuklara hitap ediyormuş. Ama Aynalı Labirent’te her yaştan insan eğlenebilir. Hafifçe ışıklandırılmış loş bir ortamda duvarlarında aynalar olan bir labirentten kurtularak çıkış yolunu bulmanız gerekiyor. Kolay göründüğüne bakmayın, göz yanıltmacaları insana zor anlar yaşatabiliyor. Bir anda aynaya toslamanız işten bile değil! Biletleri akvaryum girişiyle birlikte alırsanız daha uyguna geliyor. Eğer bileti ayrı almak isterseniz bilet fiyatları 5 TL.

Yağmur Ormanı

Piranalar ve ben
İstanbul Akvaryum’un en ilgi çekici noktalarından biri hiç kuşkusuz Yağmur Ormanı bölümü. Amazonlar doğasının canlandırıldığı bu bölümde akıl almaz renkleriyle türlü türlü sürüngenler, keskin dişleriyle piranalar, timsahlar, kurbağalar, örümcekler, yılanlar insanı hayrete düşürüyor. Ortamda nem oranı çok ama çok yüksek. İçerisi çok boğucu. Yaşlılara ve gebelere tavsiye edilmiyor. Bitkiler, Kostarika'daki yağmur ormanlarından getirilmiş. Fransa’da, Montpellier kentini gezdiğimde de buna benzer bir yağmur ormanı canlandırmasını ziyaret etmiştim. Orası çok daha başarılıydı. Daha köklü bir yer olduğu için bitkiler iyice büyümüş; karıncayiyenler, maymunlar, papağanlarla ortam zenginleştirilmişti. Bu bakımdan İstanbul Akvaryum biraz mütevazıydı ama yine de İstanbul’da, hatta Türkiye’de tek olması bakımından bence değerli ve önemli.      

Çıkış

Hediyelik eşya bölümü
Akvaryum’un son durağı olan Yağmur Ormanı’ndan çıkınca bizi bir şekerci ve fotoğraf stüdyosu karşılıyor. Girişte bileti okuttuktan sonra fotoğrafınızın çekildiğini söylemiştim. Eğer isterseniz fotoğraflarınızı buradan 15 TL ödeyerek alabiliyorsunuz.

Ayrıca hemen yan tarafta hediyelik eşya bölümü bulunuyor. Ürün çeşitliliği gerçekten çok fazla. Çerçeveler, biblolar, duvar süsleri, maketler, oyuncaklar, kalemler, buzdolabı süsleri ve daha neler neler… Fiyatlar konusunda bir genelleme yapmak güç. Çok uygun fiyatlı nesneler kadar, çok uçuk fiyatlı olanlar da var… Biz de günümüzü ölümsüzleştirecek ufak birkaç parça alarak çıktık.

5D Sinema

Sesli rehberimizi teslim edip, elimizdeki hediyelik eşya torbasını da vestiyere bıraktıktan sonra alışveriş merkezinde yemek yemeğe karar vermiştik ki daha yapacaklarımızın bitmediğini anımsadık. Girişte akvaryumla, Aynalı Labirent’in yanısıra 5D sinema için de bilet almıştık, nasıl unuttuk! Hemen sinemaya doğru yöneldik. Hangi filmi seçeceğimizi düşündük düşündük durduk. Sonunda görevliden öneri istedik. En iyisinin ve en çok tercih edilenin “Cosmic Coaster” olduğunu söyledi. Yalnız başımıza salona girip filmimizi izledik. Gerçekten çok başarılıydı ve çok heyecanlıydı. Biletler ayrıca satın almak isterseniz 6 TL. Bizim yaptığımız gibi girişte kampanyalı biletlerden almanızı öneririm.   

Başka ne yapılır?

Bilim Merkezi
Akvaryumda yapılabilecek etkinlikler bunlarla sınırlı değil. Örneğin balık besleme seansları… Her gün belirli saatlerde dalgıçların balıkları beslemelerine tanıklık edebilirsiniz. Akvaryum içindeki anonsları takip etmek gerekiyormuş ama ne hikmetse; biz kendimizi çok kaptırdığımızdan mıdır nedir, hiçbir şey duymadık!

Eğer profesyonel dalgıç belgeniz varsa akvaryumda köpekbalıklarıyla dalış da yapabiliyorsunuz. Ücretler 250 TL. Biraz uçuk…

Akvaryum bünyesinde bir de Bilim Merkezi bulunuyor. Geçici sergilere evsahipliği yapıyor. Biz oradayken meşhur “Human Body” sergisi vardı. Ben daha önce Tophane’de bu sergiyi ziyaret etmiş bulunduğum için yeniden girmedim; ama kardeşim ziyaret etti. Şimdi hangi sergi vardır bilinmez. Sürpriz olsun!

Akvaryumdan tümüyle çıktığınızda Aqua Florya Alışveriş Merkezi’ne uğrayıp keyifle gününüze devam edebilirsiniz. Yemek yemek ya da sinemaya gitmek bir seçenek. Florya yazımı okuyarak daha farklı fikirler edinebilirsiniz!

Eleştiri ve öneriler

Akvaryuma her an düşebilecek çöpler
Akvaryuma haftaiçi gitmek daha mantıklı çünkü haftasonları çok daha kalabalık oluyor. Kalabalık zamanlarda özellikle küçük tankların önünde kuyruk oluşabiliyor. Balıkları gözlemlemek için insanların çekilmesini beklemek sinir bozucu bir hâl alıyor bir noktadan sonra.

İçeride fotoğraf çekmek serbest fakat tek kısıtlama flaş konusunda. Flaşlı çekim YASAK! Buna lütfen riayet edin. Balıkları olumsuz etkilediği kadar ziyaretçilerin de dikkatini dağıtan bir şey.

İçeride sık aralıklarla çöp kovaları yerleştirilmiş olmasına rağmen hâlâ ortalığa çöp atanlar vardı. Böyle güzel bir ortama hiç yakışmayan görüntüler gördüm. Lütfen biraz daha dikkatli olun.

Akvaryum içinde açık tanklar var. Balıklara bir şeyler atmak, suya el sokmak vb gibi davranışlar yasak. Kafeterya bölümünde bir açık havuzda belli zamanlarda balıklara dokunmaya izin veriliyor. Burayı bulmaya çalışın.

Akvaryum için belli ki çok büyük bir yatırım yapılmış. Ama bazı özensizlikler de gözüme çarpmadı değil. Çoğu tankın yanında içindeki canlıların adları ve özellikleri belirtiliyor fakat bunun eksik olduğu tanklar da vardı. İçerde bir canlı var ama ne olduğunu bilmeden bakıyorsunuz. Benzer biçimde, bazı tankların yanında ise balık isimleri yazmakla birlikte, tankın içinde herhangi bir canlı yoktu. (Ama dikkat edin, bazı canlılar o kadar küçük ki ya da öyle ustalıkla kendilerini gizliyorlar ki, fark edilmeyebiliyorlar!)

Görseller

Akvaryumun en sevimli üyesi
Avatar İstanbul Akvaryum'da
Akdeniz bölümü


Liberty batığı
Telsiz başında ben
Bu balıklara dokunmak serbest!
Ben Poseidon'un burnunu karıştırırken
Ana tanktaki sevimli köpekbalıkları
Amazon bölümünün süper zehirli kurbağaları
Akvaryum içindeki restoranlardan Sütiş
Hediyelik eşya mağazası

2 yorum:

  1. Oldukça detaylı bir yazı olmuş.İstanbul akvaryuma gitmeyi düşünenler için olduka iyi bir yazı.Teşekkürler.

    YanıtlayınSil
  2. fiyatlar eski. simdi (2017) yetişkin 55tl cocuk 35 tllolmustur. 5kisilik aile 215 TL'dir

    ey yurdumun çoğunlukta olan gariban orta direk 15 temmuz mudafisi vatandaşım. o parayla git 2kg biftek al git pendik kartal maltepe sahilleri bedava git ailenle orda onlara ziyafet cek napcaksin balığı akvaryumu senin neyine. zengine ve onlarin cocuklarina yonelik bi yer orası boşver hic yorma kendini

    YanıtlayınSil