Drop Down MenusCSS Drop Down MenuPure CSS Dropdown Menu

19 Temmuz 2014 Cumartesi

Noyant-d'Allier


Noyant-d'Allier'nin yeşil çayırları
Fransa'ya ilk gidişimde iki hafta kaldığım Allier iline bağlı bir başka köy Noyant-d'Allier. Aslında öyle ahım şahım bir özelliği yok. Gidilip görülmesi hiç de elzem değil. Fakat Fransızlar her şeyden bir turizm potansiyeli yaratmayı öyle iyi biliyorlar ki... Ders almalıyız!

Noyant-d'Allier köyü, yaklaşık 700 nüfuslu kendi hâlinde bir köy. Eskiden bir madenci kasabasıymış. İkinci Dünya Savaşı sırasında kasabadaki bu kömür madeninde çok büyük bir yangın çıkmış. Yangın büyük zarara ve birkaç cana mâl olmuş. Bu olayın ardından maden kapatılmış ve kasaba sâkinleri ekmeklerini başka yerde aramak üzere göç etmişler.

Madenden kalan bazı yapılar bugün sanayi mirası olarak sınıflandırılıp müzeleştirilmiş. Sanayi mirası bilinci bizde çok yeni oluşmaya başladı ne yazık ki. Bu müzeyi gezerken hep aklıma İstanbul Eyüp'teki Silahtarağa Santrali vardı. Silahtarağa Santrali gezi yazısı çok yakında blog'ta olacak, beklemede kalın!

Tüm maden kasabalarında olduğu gibi Noyant'da da drezin ve vagonetlerin gidebileceği dekovil hatları yapılmış. Bugün artık turistik amaçlı kullanılan bu raylarda çekindiğimiz hiçbir fotoğrafı maalesef bulamıyorum. Müzede çekindiklerimiz de kayıp :( 

Noyant-d'Allier köyünün bir özelliği daha var. Köyde önemli miktarda Vietnam kökenli kişi yaşıyor. Bize bilgi veren Vietnamlı rehberimizin anlattığına göre 1946-1954 yılları arası Fransa ve Vietnam arasında yaşanan Çinhindi Savaşı'nın Fransızların yenilgisiyle sonuçlanması nedeniyle, çok sayıda Fransız destekçisi Vietnamlı, yeni rejim tarafından ülkeden sürülmüş. Bu sığınmacıları yerleştirmek için yer düşünen Fransızların aklına hemen, terk edilmiş bu madenci kasabası, yani Noyant-d'Allier gelmiş. Onlarca aile evvela eski işçi lojmanlarına yerleştirilmiş; sonra kendi evlerini yapmışlar.

Bugün köyde hâlâ önemli bir Vietnamlı nüfusu yaşıyor. Hepsi dillerini, kültürlerini ve inançlarını muhafaza etmişler. Hatta 1995 yılında dinsel törenlerini daha rahat gerçekleştirmek için bir pagoda bile yaptırmışlar. Günümüzde, srıf bu Budist tapınağını görmek için, köye akın akın turist geliyor. Biz binlerce yıllık mescitlerimize, kiliselerimize, manastırlarımıza ve havralarımıza sahip çıkamazken, elin Fransızı daha 20 yıl önce inşa edilmiş Budist tapınağını bile turistik bir çekim merkezi hâline sokmayı başarmış. Ne diyeyim şapka çıkartıyorum. 

Budist tapınağının bahçesi
Bir heykel
Buda heykeli
Tapınağın bahçesi
Tapınak
Tapınağın içi
Drezinlerin gittiği dekovil hattı*
Messarges Göleti ve su kemeri*
Maden Müzesi*

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme