Drop Down MenusCSS Drop Down MenuPure CSS Dropdown Menu

30 Temmuz 2017 Pazar

Coimbra

Coimbra'nın arnavutkaldırımlı sokakları
Hakkında çok bilgi sahibi olmadan gittiğim; ancak gezdikten sonra Portekiz'de en sevidiğim kentlerden biri olan Coimbra'dayım...

Centro bölgesinin en büyük şehri ve merkezi olan Coimbra, Portekiz'in iki büyük kenti, başkent Lizbon ile Porto'nun kabaca tam ortasında bulunuyor. 120 bin sâkiniyle, nüfus bakımından ülkenin beşinci büyük kenti. Çok köklü bir geçmişe sahip olmasının yanısıra, barındırdığı Coimbra Üniversitesi ve 25 bin öğrencisiyle günümüzde neredeyse tümüyle bir öğrenci kentine dönüşmüş.


Ulaşım


Lizbon ve Porto arasındaki özel konumu ve ulaşım kolaylığı nedeniyle Portekiz ziyaretiniz sırasında Coimbra'ya uğramamanız için hiçbir neden yok! Porto'ya trenle 1 saat, Lizbon'a ise yaklaşık 1:45 dakika uzaklıkta. Coimbra'nın iki tren istasyonu var: Coimbra A ve Coimbra B. Lizbon ve Porto'dan gelen şehirlerarası trenlerle hızlı trenler şehir merkezi dışında yer alan Coimbra B istasyonunda duruyorlar. Fakat satın almış olduğunuz biletle merkezdeki Coimbra A istasyonundan geçen bölgesel trene ücretsiz aktarma hakkınız bulunuyor. Trenlerler arası aktarmalar genelde oldukça kısa aralıklarla bağlanmış. Şehir merkezi yaklaşık 3,5 km uzaklıkta olduğu için yürümek pek olası değil. 

Tren her ne kadar çok yaygın ve konforlu olsa da, Portekiz'in genelinde otobüslerle ulaşım da çok yaygın. Her kentin kendi küçük otogarı oluyor. Coimbra otogarı da şehrin tarihî merkezine yaklaşık 1,5 / 2 km uzaklıkta. Yürünerek katedilebilecek bir mesafe. Otobüsler sayesinde Portekiz'in hemen her yerinden, özellikle de tren istasyonu bulunmayan şehirlerden Coimbra'ya doğrudan ulaşım sağlayabilirsiniz.


Görülmesi gereken yerler


Almedina Kapısı
Coimbra'da bir liste hâlinde şu kale, şu saray, şu köprü, şu yapı görülmelidir diye bir liste yapmam doğru olmaz. Coimbra'nın güzelliği birkaç önemli anıtsal yapıdan değil; biraraya gelmiş eski taş evlerle ve arnavutkaldırımlı dar sokaklardan ileri geliyor. Coimbra'da hiçbir şey yapmasanız dahi kendinizi eski şehrin sokaklarına vurun ve rastgele gördüğünüz her sokağa girin. Coimbra'yı keşfetmenin en güzel yolu bu. Vaktizamanında 5 giriş kapısı olan şehre hâlâ ayakta olan Almedina (El Medine) kapısından girin ve keşfe başlayın. El Medine sizi şaşırtmasın. Yüzyıllarca Müslüman Endülüs Emevi devleti egemenliği altında kalan Portekiz ve İspanya'da Arapçadan öyle çok izler var ki... Özellikle dilde ve toponimide yani yer/bölge/şehir adlarında!  

Dinî yapılar


Mutlaka görülmesi gereken dinî yapılar arasında, eski (Sé Velha) ve yeni (Sé Nova) katedral, Santa Cruz (Kutsal Haç) Kilisesi ve São Bartolomeu (Aziz Bartolomeo) sayılabilir. Özellikle Kutsal Haç Kilisesi "azujelo" denen mavi çinileriyle görülmeye değer. Dinî olayların ve kişilerin betimlendiği çini panolarda yapıldığı dönemden kalma dizgi hataları göze çarpıyor. Yapan usta sarhoş muydu acaba diye düşünmeden edemiyor insan :D Bu kilisenin hemen bitişiğinde çok şık bir de kafe-restoran bulunuyor. Tarihî bir mekân olduğundan turistlerle hıncahınç dolu olsa da, öğle ya da akşam yemeği için değerlendirebilirsiniz.

Mondego Irmağı'nın karşı yakasındaki eski ve yeni Santa Clara manastırları da (Mosteiro de Santa Clara-a-Velha / Mosteiro de Santa Clara-a-Nova) mutlaka vakit ayırmanız gereken yerlerden. Aşağıda paylaşacağım bir başka yeri de gözönünde bulundurup, köprüyü geçerek karşı kıyıya mutlaka uğramalısınız.


Üniversite yerleşkesi


Coimbra'da Göktürkçe "Türk" yazısı
Şehrin yukarı mahalleleri daha çok Coimbra Üniversitesi'nin fakülte binalarıyla dolu. Coimbra Üniversitesi bir şehir üniversitesi. Tek bir yerleşkesi yok. Geneli Paço das Escolas (Mektep Meydanı) denen genişçe bir alanın çevresine dağılmış tarihî binalarda hâlen öğrenciler eğitim görmekte. Kurumun gözalıcı kütüphanesi de burada bulunuyor. Her biri hoş bir mimariye sahip olan görkemli binaları fotoğraflayabilirsiniz. Bu yapılardan biri eski bir saray binası. 

Coimbra Üniversitesi Avrupa'nın en eski yüksekeöğrenim kurumlarından biri. Temelleri 1290 yılında Lizbon'da atılmış. Daha sonra 1537 yılında Coimbra'ya taşınmış ve Kraliyet Sarayı binası içinde hizmet vermeye başlamış. Bugün bu tarihî binaların kimi bölümleri turistlerin ziyaretine de açık. Derslikleri ve kütüphaneleri gezerek öğrencilik yıllarınıza geri dönebilirsiniz. Bu arada söylemeden geçmeyelim, Coimbra Üniversitesi, ERASMUS programı dahilinde en çok tercih edilen üniversitelerden biri. 25 bin dolaylarında öğrencisi olan kurum, Türkiye'den de çok sayıda öğrenci ağırlıyormuş. Şehirdeki Türk varlığını iliklerime kadar hissettiğim hoş bir ayrıntıyı, yandaki görsellerde sizinle paylaşıyorum :) Ben gördüğümde kısa süreli bir şok yaşamış, çok gezmekten halüsinasyonlar görmeye başladığımı düşünmüştüm. Ama her şey gerçekti işte!

Üniversite yerleşkesinin bulunduğu yukarı bölgede, sokak aralarında çok hoş Coimbra manzaralarıyla karşılaşabilirsiniz. Özellikle Mondego Irmağı'nın büyüleyici güzelliği en güzel buradan izleniyor.

Müzeler


Mondego Irmağı
Müze olarak Machado do Castro ve Museu de Ciência (Bilim Müzesi) adında iki yer bulunuyor. Ziyaret süreniz kısıtlıysa es geçebilirsiniz. Zira eski şehrin arnavutkaldırımlı sokaklarını keşfetmeyi bitirdiyseniz, çok daha ilgi çekici iki ziyaret noktası paylaşacağım.

Mondego Irmağı'nın öte yakasında, Santa Clara manastırlarına yakın bir noktada "Portugal dos Pequenitos" (Küçüklerin Portekizi) adlı minyatür parkı bulunuyor. Adı küçükler için olduğu izlenimi verse de ziyaretçi kitlesine baktığınızda gördüğünüz koca koca adamlar durumun hiç de öyle olmadığını gösteriyor. Parkta yetişkinler olarak da Portekiz'in önde gelen mimarî yapıtlarının minyatürlerini yakından inceleyebilir; Portekiz tarihi hakkında pek çok ilginç bilgi edinebilirsiniz.

Son olarak, Coimbra'nın biraz dışında yer alan, Roma döneminden kalma antik Coimbra kalıntılarının bulunduğu Conímbriga şehrine değinmeden olmaz. Portekiz'in en büyük ve en iyi korunmuş antik şehri olan Conímbriga'nın hâlihazırda yalnızca %10'luk bir bölümünün toprak altından çıkarıldığı sanılıyor. Bu hâlde bile etkileyici ve sanki dün yapılmışcasına bozulmamış duran yer mozaikleri görülmeye değer. 


Ne kadar kalmalı? 


Şehrin tarihî merkezi oldukça küçük olduğundan yaya olarak kısa sürede gezilebilir. Zaten her daim kalabalık olan Coimbra'nın genel ziyaretçi kitlesini, tur otobüsleriyle Lizbon'dan Porto'ya geçmekte olan gezgin kafileleri oluşturuyor. Bu kafileler, genelde şehre dağılıp 2 ilâ 3 saat kaldıktan sonra yola devam ediyor. Ama şunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki, Coimbra yalnızca birkaç saatten biraz daha fazlasını hak ediyor. 

Siz de eğer benim yaptığım gibi Coimbra'da bir gece konaklarsanız; 2 gün değil ama en azından 1 tam günü Coimbra'ya ayırırsanız pişman olmazsınız. Eğer sırtçantalı gezginseniz ya da bütçeniz kısıtlıysa -ya da benim gibi Paskalya döneminde gidip otellerde boş yer bulamadıysanız- Eski Katedralin yanıbaşındaki Seranata Hostel'i hararetle tavsiye ederim. Son derece temiz, güzel dekore edilmiş, güvenli ve ucuz bir yerdi. 


Son olarak



Portekiz'de sınırlı zamanı olan bir gezgin Coimbra'yı mutlaka görülmeli mi? Bana kalırsa, gelmişken görün. Hiç değilse yarım günlüğüne ya da birkaç saatliğine de olsa, bir ziyareti hak ediyor.  Vakitten kazanmak, hem de yeni bir yer görmek isterseniz Coimbra ziyaretinizi aynı gün içinde Viseu ya da Leiria ziyareti ile birleştirebilirsiniz. Kafelerde, parklarda oturmadığınızi vakit öldürmediğiniz sürece Coimbra'yı da diğer şehirleri de 2,5 / 3 saat içinde gezip bitirebilirsiniz. 

Hatta güne erken başlamak, o gün çok koşturmak ve akşamına çok yorulmak koşuluyla Aveiro + Viseu + Coimbra'yı tek güne bile sığdırabilirsiniz. İş ki, otobüs ve tren saatlerini önceden kontrol edip, gününüzü ve temponuzu ona göre ayarlayın. Her şehir de 3 ilâ 4 saat geçirerek her birini görebilirsiniz. Fena mı, fazladan şehirler görmüş; "ziyaret edilen şehir" skorunuzu artırmış olursunuz! :)






Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme